Yeni Dünyada Değişime Açık Olma ve İnovatif Bakış Açısı

Farklı alanlarda yaşanan gelişmelerle birlikte alışılagelmiş dünya düzeni, yerini yeni dünya düzenine bırakıyor ve bu yenilik, “açık” olarak tabir edilen sistemlerin kökten değişimini gerekli kılıyor. Bu konuda başarılı olan açık sistemlerse değişime açık olanlar ve inovatif bakış açısıyla yeni dünyayı değerlendirebilenler. Bu yazımızı, yeni dünyada değişime açık olma ve inovatif bakış açısı hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyenler için hazırladık:

Şirketler için Değişim Neden Gereklidir?

Girizgâhta da belirtildiği üzere açık sistemlerin dünya genelinde yaşanan gelişmeler karşısında kabuk değiştirmesi zaruri çünkü bu sistemler yaşanan değişikliklerden doğrudan etkileniyor. Açık sistemler içerisinde yer alan şirketler de varlıklarını sürdürebilmek, rakiplerini alt edebilmek ve kâra geçebilmek için faaliyetlerine direkt yön veren teknolojik, ekonomik, sosyal vb. alanlardaki değişim ve gelişmelere adapte olmak durumundalar.

Mevcut çevresel etmenlere uygun düzenlemeler yapamayan şirketlerin başarı elde etmesi yeni dünya düzeninde mümkün gözükmüyor. Öte yandan sadece güncel duruma uygun adım atmak da yeterli olmuyor. Bir şirketin, günün şartlarına uyum sağlıyor olsa dahi, inovatif bakış açısıyla muhtemel değişim ve gelişimleri de hesaba katarak stratejiler geliştirmesi gerekiyor.

Değişen ve yenilikçi tutumu benimseyen şirketler dalgalanmalarda boğulmadan ya da değişim rüzgârından en az hasar almış olarak hız kesmeden ilerleyişine devam edebiliyor. Ayrıca, yeni dünyada sadece değişime açık, inovatif bakış açısına sahip olan işletmeler müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayabiliyor, rekabet ortamından galip olarak sıyrılabiliyor, teknolojiyi etkin bir şekilde kullanarak çıktılarını azaltıp girdilerini artırma imkânı yakalıyor.

Çalışanlarınıza yeni yetkinler kazandıran ve kurumunuzu inovatif kurgularla geliştiren inovasyon workshoplarımız için bize [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.

İş Dünyası Özelinde Değişime Açık Olmak Ne Demek?

Klasik anlayışla hareket eden şirketler incelendiğinde değişim karşısındaki tutumlarının katı olduğu görülmektedir. Değişim ve yenilik karşısındaki bu direncin ardında yatan rasyonel, ekonomik, psikolojik ve sosyal etmenler bulunuyor. Rasyonel etmenlere örnek olarak adaptasyon sürecinin beraberinde getirdiği zorluklar ile değişime adapte olma süresinin kısalığı, altyapı yetersizlikleri ile teknik açıdan yaşanan uyumsuzluklar, değişimin işletmeye yüklediği mali sorumluluklar; ekonomik nedenlere örnek olarak kazancın düşüşe geçmesi kaygısı; psikolojik etmenlere örnek olarak belirsizlik karşısında yaşanan güven kaybı ile işi ya da titri kaybetme korkusu; sosyal etmenlere örnek olarak da değişimle birlikte mevcut düzeni terk etmek zorunda olma kaygısı gösterilebilir. İşte tüm bu olumsuz duygulardan sıyrılarak değişimin gerekliliklerini kucaklayabilmek, işletmeler için değişime açık olmak anlamına gelir.

Değişime açık olmak başarıya doğrudan ulaşmak için tek başına yeterli değildir. Şirketler başarılı bir değişim için değişim yönetimini doğru bir şekilde yapmalıdır. Bu doğrultuda değişim projeleri, belirli bir zamana yayılmalı ve rutin olarak değerlendirilerek gerekli durumlarda revize edilmeli; projenin hayata geçiriliş aşamasında yaşanan aksaklıkların değişime olan inanca ket vurmasına izin verilmemeli; değişime açık çalışan(lar) ile yola devam edilmeli ve değişimle birlikte artan iş yükünü kaldırabilmek için fedakârlık yapılmalı.

İnovasyonun ve İnovatif Bakış Açısına Sahip Olmanın Önemi

Mevcut ve olası ihtiyaçları karşılamak ya da problemleri çözüme kavuşturacak uygulamaları yeni fikirler üzerine geliştirilmiş projelerle hayata geçirmek, inovasyon olarak karşılık bulur. Yeni dünyada küçük büyük her şirketin yenilik anlamına gelen inovasyona yüzünü dönmesi varlıklarının devamını sağlamaları için oldukça önemlidir. İnovatif ise yenilikçi anlamına gelir ve ürün, hizmet, pazarlama ve organizasyonel alanlarda problemlerin çözümü ile ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasında sergilenen tutuma işaret eder. İnovatif bakış açısına sahip olunmasıyla bilinen doğruların, uygulamaya konulan fikirlerin değişebilmesinin yolu açılır. Bu süreç; problem tespitinden probleme çözüm üretmeye, deneyim kazanılmasından uygulamaların ölçülüp değerlendirilmesine uzanan bir süreçtir. Sürecin sonucunda ise inovasyon gerçekleşmiş olur.

İnovatif bakış acısı kazandıran çağımızın engeçerli fikir geliştirme metedoloji olan Design Thinking workshop kurgularımızı kurumunuz ile uygulamak için bize ulaşın.

Önemi:

İnovatif şirketler;

  • Yeni dünyada rakipleriyle rekabet etme gücüne sahip olurlar,
  • Mevcut konumlarından daha ileri bir konuma ulaşabilmeleri için güç toplarlar,
  • Kaynak ve enerji kullanımı ile emeği asgari düzeyde tutup azami üretim yapma potansiyeline sahip olurlar,
  • Üretimleriyle (hizmet ya da ürün) katma değer yaratır; sadece kendilerini geliştirmez, aynı zamanda teknolojik, sosyal, ekonomik vb. alanlarda toplumun gelişmesine de katkıda bulunurlar ve
  • Değişime ayak uydurabilme kapasitelerini ileri seviyeye taşırlar.

İnovatif bakış açısına sahip olabilmenin en önemli kuralı ise değişime açık olmaktır. Yeni dünyada değişime açık olma, beraberinde inovatif olmanın yolunu ve inovatif olmak da şirketler açısından hayatta kalmanın yolunu açar.

 
Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.


bir yorum bırakın