Yalın Girişim (Startup) Nedir, Ne İşe Yarar?

Dünyanın dört bir yanından ulaşılan “girişimcilik çöp kutusu”na her yeni gün onlarca girişim faaliyeti atılmakta. Girişimcileri bu sona götürense dijital dönüşüm çağının yaşanması, tüketici davranışlarının yüksek hızda değişmesi ve biçim ile öz yönünden sürekli bir güncellenme hâlinde olan teknolojiye adapte olmak için sunulan sürenin giderek kısalması. Şartlara uyum sağlanmasını ve böylelikle girişimlerin ziyan olmasını engelleyen gücün adı ise yalın girişim. Yalın girişimin ne olduğuna ve uygulamaya alınması ile ne gibi avantajlar sunduğuna yakından bakalım:

Yalın Girişim Ne Demek?

İngilizcesi lean startup olan yalın girişim, bir girişimciye kurup yöneteceği startup’ın başarılı olması adına bilimsel bir bakış açısı sunan bir metodolojidir. Bu metotta iş planı değil, iş modeli öne çıkar ve bu durum, girişimcinin maliyetlerini ve araştırma geliştirme için ayırdığı zamanı azaltarak prototip ürün ya da hizmet üretmesini, çıktıları da küçük müşteri gruplarına sunarak hızlı dönüş almasına olanak sunar. Yani, zamanın verimli kullanılıp daha yenilikçi bir hâle bürünerek başarıya ulaşılmasını sağlar. 

Yeni girişimlerde bulunmak isteyenler şimdi sıra sizde! Makers Türkiye’nin “kurumsaldan çıkmak, farklı bir şeyler yapmak” isteğini karşılamak üzere Yalın Girişimcilik gibi metodlarla kurguladığı Türkiye’de ilk KollektifStartup programımıza dahil olun.

 

Bu hareketi başlatanlardan biri olan Eric Ries’e (Diğeri Steven Blanc’tir) göre “yalın girişim, yalın düşüncenin yenilik süreçlerine uyarlanması”dır. Yalın girişim yöntemine göre yeni girişimin varsayımsal düşüncelerden örülü bir iş planı temelinde değil, bilimsel yaklaşımlar çerçevesinde deneylerle sınanması ve bu suretle israfın azaltılarak verimliliğin artırılması ana gayedir.

Girişim serüvene atılmada belirsizliklerin ortaya çıkarılıp onlarla mücadele edilmesinde kullanılan yalın girişim metodolojisinin temel adımları şöyle:

  1. Problemin tespit edilmesi, tanımlanması
  2. Probleme yönelik çözüm üretilmesi
  3. Takım kurulması
  4. Hedef kitlenin (müşteri) tanımlanması
  5. Müşteri görüşmelerinin yapılması
  6. Değer teklifinin oluşturulup doğrulanması
  7. Satış teklifinin belirlenmesi
  8. Pazar analizi yapılması
  9. Minimum Viable Product’ın çıkarılması (Akıllardaki ürün ya da hizmetin uygulanabilir en temel özelliklere sahip çıktısının çıkarılması)
  10. Pazarlama yapılması ve ürünün/hizmetin iyileştirilmesi ile büyümenin gerçekleştirilmesi
  11. Pitch deck (yatırımcı) sunumu yapılması

Yaklaşıma göre bir startup, ürün ya da hizmetle ilgili değer ve büyüme hipotezlerine geçerli cevaplar vereceği ana kadar araştırma yapmalı ve araştırmaların sonucuna göre ürün/hizmetin prototipini üretilmelidir. 

Yalın girişim yaklaşımının temelinde yer alan “yap, ölç, öğren” döngü hızının bir startup’ın doğru pazara girme, doğru ürünü üretme ve doğru ekibi kurma hızına direkt etki ettiği de unutulmamalıdır. Anılan temel adımların ilk 8’ini kapsayan “yap” aşamasında fikir geliştirilir. Ölç aşamasında Minimum Viable Product (MVP/asgari düzeyde çalışan ürün) geliştirilerek gerçek müşterilerin kullanımına sunulur, onlardan geri dönüşler alınır. MVP, ürün ya da hizmetin hangi eksikliklerinin giderilmesi gerektiğine ışık tutuyor olması sebebiyle oldukça önemlidir. Öğren aşaması ise yola mevcut ürünle ya da üründe değişikliğe gidilerek (pivot) yeni bir ürünle devam etmeye karar verilen aşamadır. 

Yalın Girişim Metodolojisinin Faydaları

Yalın girişim metodolojisinin geçmiş startup yöntemlerine kıyasla pek çok avantajı vardır. Bu avantajlar arasında öne çıkanlara değinecek olursak:

Yalın girişim metodunu uygulamayan bir startup’ın üretimleri, son hâlleriyle müşterilerin kullanımına sunulur. Dolayısıyla müşteri beklentileri ve ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaktan eksik kalabilir, bu durum da startup’ın çöküşüne sebep olabilir. Metodolojiden yararlanılarak yapılan girişimlerde ise sürekli bir test etme, dönütlere göre ürünü ya da hizmeti güncelleyip geliştirme ve startup’ın başarısını garanti altına alma imkânı vardır. Ürün ya da hizmetin kâr sağlayıp sağlamayacağını kısa sürede, sermayeyi tüketmeden görmek de mümkündür. Öte yandan ürün ya da hizmetin piyasaya sunulduğunda tüketici tarafından hâlihazırda bilinen bir ürün/hizmet olacak olması da yalın girişimin beraberinde getirdiği bir diğer avantajdır.

Startup bir firma olarak Makers Türkiye’nin ” Hepimiz girişimci olmak zorunda değiliz, ama girişimci gibi düşünmek zorundayız ” düşüncesiyle yola çıktığı kurumlarda ekiplerin ve projelerin başarıya ulaşmalarını kolaylaştıran Girişimci Gibi Düşünmek Crash Course’umuzu 2 saatlik ya da 1 günlük kurgular ile kurumlarda gerçekleştiriyoruz. Bize ulaşın: [email protected]

 

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.


Yorum yap