Yalın Başlangıç’taki (Lean Startup) 3 Adım

Bugün tam anlamıyla bir girişimcilik çılgınlığının ortasında olduğumuzu söyleyebiliriz. Öyle ki her dönem, girişimciliğe dair yeni ve özgün modeller de önemli bir karşılık bulabiliyor. Bu modeller arasında özellikle Yalın Girişim’in ciddi bir popülerlik kazandığını net şekilde ifade edebiliriz. Yarattığı büyük etkiyle dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Yalın Girişim (The Lean Startup) bugün artık yepyeni bir akıma evirilmiş durumda. 

Eric Ries’in öncülüğünde ortaya çıkan bu özel girişimcilik modelinin temelinde; minimum maliyetlerle, müşteri geri bildirimlerinin esas alındığı, test ve ölçeklendirmelerle gelişimin sağlandığı bir süreçten bahsetmek mümkündür. Lean Startup’ta sizi başarıya götürecek adımlara ve bu modelin temel ilkelerine gelin daha yakından bakalım.

Lean Startup Modeli Neyi İfade Ediyor?

İçinde olduğumuz dijital çağın dinamikleri oldukça hızlı bir şekilde değişiyor. Hal böyle olunca girişimciler de sürekli bir değişim içinde olan teknolojiyi ve iş modellemelerini yakından takip etmek durumunda kılıyor. Bu tip dinamiklere entegre olmayı başaramayan girişimciler, ne yazık ki en orijinal fikirlerini dahi ziyan etmek durumunda kalabiliyor. Bu nedenle var olan parlak girişimcilik fikirlerinin hangi metotlarla bir hizmet ya da üretime dönüşebileceği, son derece kritik bir detay olarak karşımızda durmakta. “Yalın Başlangıç” modelini keşfeden girişimciler pek çok açıdan önemli avantajlar elde edebiliyor.

Günümüzde bir akım olarak tanımlanan Lean Startup’ın temelinde iş planından öte iş modellemesi esas alınır. İşe dair planlamalar yapmak, girişimcilere bu aşamada önemli ölçüde zaman kaybettirmektedir. Burada hitap edilmesi gereken kitle, early adapters (erken benimseyenler) olarak açıklanmaktadır. Girişimcilerin bu potansiyel kitleyle süreci belli bir etkileşim içinde yürütmesi gerekir. Yalın Başlangıç’ta girişimci ihtiyaçları hızlı bir şekilde belirler ve ürünü olabildiğince sade bir formda oluşturarak kitleye sunar.

Burada önemli olan, kullanıcıdan aynı hızda geri bildirimler alabilmektir. Bu aşamalarda girişimcinin çözümden öte probleme yoğunlaşması gerekir. Oysa girişimciler genelde probleme hakim olduklarını düşünerek çözüme henüz ilk aşamada odaklanmaya çalışırlar. Oysa kullanıcı taleplerini anlayarak geliştirme süreçlerinin belli bir ivmeyle devam etmesi esastır. Yalın Başlangıç modelinde kullanıcıdan ürüne/hizmete doğru bir yönelim vardır. Bu nedenle odak noktasına insanı/kullanıcıyı almaktadır. Kullanıcıların deneyimi her şeyin ötesinde görülmektedir. 

Yalın Başlangıç’ın Temel Adımları

Lean Startup akımının başlangıcında Eric Ries ve Steven Blanc gibi isimlere özellikle vurgu yapmak gerekir. Eric Ries, Yalın Girişim modelini, “Yalın düşüncenin yenilik sürecine entegre edilmesi” şeklinde ifade etmektedir. Buna göre yeni girişim; iş planları ile değil, büyük ölçüde bilimsel bir anlayışın ışığında gerçekleşen testlerle neticelendirilir. Öte yandan bu yaklaşım sayesinde israfın azaltılması ve verimliliğin yükseltilmesi amaçlanır. 

Yalın girişim modelinin adımları arasında; problemin tespiti, probleme dair çözümün saptanması, takımın kurulması, müşteri tanımının yapılması, değer teklifinin yaratılması, satış teklifinin netleştirilmesi, pazar analizlerinin gerçekleştirilmesi, MVP’nin çıkarılması, pazarlamanın yapılması ve yatırımcı sunumlarının gerçekleştirilmesi sıralanabilir. Ancak temel olarak bu özel girişimcilik modelinin üç ana adımı bulunur: Yap, Ölç ve Öğren!

 

“Yap” aŞAMASI,

Yukarıda sıraladığımız aşamaların büyük bir çoğunluğunu kapsar. Fikir geliştirme sürecinin olgunlaşmasına vesile olmasından dolayı belirleyici bir adım olarak kabul görür. 

Ölç aşaması

“Minimum Viable Product” (MVP) şeklinde tanımlanır. Geliştirilen ürünler gerçek müşterilere sunulduktan sonra somut geri dönüşler alınır. Minimum Viable Product, özellikle hangi noktalarda eksiklerin olduğunu size fısıldayacaktır. 

Öğren aşaması

Bu aşamada ise üründe belli başlı değişiklikler yapılır ve neticede yola yenilenmiş bir ürünle devam edilir. Bu aslında hiç durmayan bir döngü olarak düşünülebilir. Söz konusu döngü, bu modelleme içinde “pivot” olarak adlandırılır. Bu döngüde erkenden hata ya da hatalar yapmak son derece önemlidir. Girişimcinin erkenden bu hataları görebilmesi, doğru geri dönüşler almasına bağlıdır. Kullanıcı taleplerine göre üründe gerekli iyileştirmeleri yapmak mümkün olmaktadır. Pivot döngüsü sayesinde belli bir süreç içinde ürün ve kullanıcı arasındaki ilişki tam anlamıyla oturmaya başlar.

Bilindiği üzere birçok startup, insanlara yönelik ilgi uyandıran bir ürün veya hizmet fikrini merkezine alır. Bir ürünü/hizmeti mükemmel hale getirmek adına aylar, hatta belki de seneler boyunca uğraşılır. Oysa tüm bu gelişim süreci, kullanıcılardan bağımsız şekilde ilerler. Kullanıcı sadece ürünün nihai hali ile tanışmak durumunda kalır. Bu yapı, ne yazık ki müşterilerden gelebilecek her türlü öneri ve talebin eksikliğine neden olur. 

Kurumunuzun insan, süreç, teknoloji ve tüm dijital dönüşümünde Design Thinking metodolojisinden, Lean Startup ve Agile Yaklaşımına kadar online olarak nasıl yararlanacağınızı Makers Türkiye ile belirleyebilirsiniz.

Startup için, diyalogsuz olarak götürülen ve etkileşimin olmadığı süreç, neticede iflas riskini ortaya çıkarır. Lean Startup modelinde ise risk her zaman minimize edilir. Bir ürün ya da hizmet artık piyasaya tamamen çıkarıldığında, yani tüm kitleye hitap etmeye başladığında, kullanıcılar ürünün geliştirilme sürecine dahil olmuş, onu biçimlendirmiş ve etkin şekilde rol oynamış olur. Bu nedenle de ürünü yakından tanıyan, ona artık güvenen ve tümüyle onay veren bir kullanıcı kitlesi ortaya çıkar.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.