Waterfall ve Agile Farkları Nedir?

İşletme ve kurumların yönetim yaklaşım biçimleri, hız ve verimlilik üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Özellikle doğru amaca yönelik gerçekleştirilen bir yönetim anlayışında bu sonucu bariz şekilde görmek olasıdır. Yazılım geliştirme modelleri denildiği zaman akla gelen iki model Agile ve Waterfall’dır. Her iki modelin de kendine has avantajları ve dezavantajları, işletmelerin tercihlerinde belirleyici olmaktadır.

Yönetim algısını tümüyle değiştirme potansiyeli olan bu modeller arasında doğru seçimi yapmak oldukça önemlidir. Peki kavramsal düzeyde Waterfall ve Agile ne ifade ediyor? Öte yandan Waterfall ve Agile modelleri arasında temel olarak ne gibi farklar ve benzerlikler söz konusu. Tüm bu soruların yanıtlarını sizler için derlemeye çalıştık.

AgIle Nedir?

Her iki modeli birbiriyle kıyaslamak adına kavramlar hakkında doğru bilgilere ihtiyacımız olacaktır. Öncelikle Agile yönetim modelini kısaca hatırlamakla başlayalım.

Ürettiğimiz yazılımların üretimden kullanım aşamasına dek geçtiği pek çok yoldan söz edebiliriz. Tüm bu yollar, yazılım geliştirme yaşam döngüsü adıyla anılmaktadır. Yazılımlar tüm bu yolculuk içinde planlamadan analize kadar farklı bakım aşamalarına dahil olur. İlgili proje için en uygun modele karar vermek ve adımları buna göre atmak gerekir. Söz konusu modeller arasında önemli bir popülerliğe sahip olan Agile, Türkçede Çevik Proje Yönetimi adıyla da bilinmektedir.

Herhangi bir projenin parçalara bölünmesi ve bu mantıkla tamamlanması mantığı üzerine temellenir.  Daha önceki dönemlerde ağırlıklı olarak yazılım alanında yaygın bir terimken son dönemde yönetim yaklaşımlarında ön plana çıkmaya başlamıştır. Üretim ya da perakende gibi önemli noktalarda aktif bir şekilde benimsenmektedir. Sadece işletme ve kurumların proje yönetimlerinde değil aynı zamanda bireysel yaşamları organize ederken de tercih edilebilen bir metottur.

Agile kavramı pek çok plan ya da iş birlikteliğini içinde barındırabilir. Bundan dolayı iletişim odaklıdır ve değişime eğilimi yüksektir. Takım çalışmasının ön plana çıktığı projelerde Agile (Çevik) Proje Yönetimi, daha başarılı sonuçlar verebilir. Bugün rekabet odaklı sektörlerde yeniliklere açık olmak önemli bir başarı kriteri olduğu için Agile metodolojisini uygulamak fark yaratabilmektedir. İşletmelerde çevik kültürün tabana yayılması adına sistemin insan merkezli olması şarttır. İnsan Kaynakları stratejilerini değiştiren işletmeler, çevik uygulamaları bu departmana adapte etmeye başlıyor diyebiliriz.

Agile takımlarında sorumluluğun bütün organizasyona dengeli bir şekilde yayılması sağlanır. Agile kapsamında yetenek merkezli aksiyonlar almak, yetenek arayışlarına hız vermek, oryantasyonu ciddiye almak, yönetim yaklaşımlarında köklü değişimlere gitmek ve elbette şirket kültürüne önem vermek ön plana çıkan durumlardır. Bugün Agile metotlarını benimseyen ve bunun da ötesinde tercih eden çok sayıda ünlü markadan bahsetmek olasıdır. Agile özelinde, proje ekipleri ve müşteri arasında sıcak ve aktif bir diyalog vardır. Süreç boyunca sadece takım liderlerinin değil tüm üyelerin fikirlerine başvurulur.

Waterfall Nedir?

Bir diğer proje yönetim modeli olan Waterfall, dilimize “Şelale Modeli” olarak geçmiştir. Tam anlamıyla Çevik modelinin tersi olabilecek yaklaşımlar benimser. Bu modelin görece daha geleneksel bir yerden baktığını söyleyebiliriz. Bu nedenle Agile ile arasında “yenilikçi” refleksler açısından ciddi farklar göze çarpmaktadır. Şelale adı verilen bu modelde projelere dair yapılan tanımlar, teslim süreleri ve maliyetler, en baştan netleştirilebilir. Bu modelde süreç boyunca belirsizliklere yer yoktur. Tüm detaylar sürecin en başında açık bir şekilde saptanmıştır. Bundan dolayı da proje esnasında yüz yüze iletişime çok fazla başvurulmaz.

Şelale modelinde sıralı bir tasarım süreci söz konusudur. Bu metotta geliştiriciler, bir aşamayı başarıyla bitirmek zorundadır. İlgili aşamayı tamamlaman sonraki ilerlemelere geçit yoktur. Her aşama öncesinde müşteriler detaylı olarak inceler ve onaylar. Geliştirme aşamalarından geçerken değişikliklere karşı katı yaklaşılır. Genel planın sekteye uğratılması, tercih edilen bir durum değildir. Bu bağlamda Şelale modelinin sabit bir düzlem içinde ilerlediğini belirtebiliriz.

Waterfall ve AgIle Yöntemleri Arasında Nasıl Farklar Var?

Bir projenin başarıya ulaşması adına doğru bir amaç birliği yaratmak kadar etkili bir metot benimsemek de oldukça önemlidir.  Bu süreçlerde genellikle tercih edilen iki yöntemden biri Agile, diğeri ise Waterfall’dır. Peki bu iki modeli birbirinden ayıran özellikler nelerdir? Aradaki farklara maddeler halinde bakmaya ne dersiniz?

  • Öncelikle her iki metotta da bir planlama yapılmaktadır. Fakat buradaki temel ayrım bu planları yaparken benimsenen yaklaşım biçimleridir. Waterfall, her detayı aşama aşama ve belli bir zaman dahilinde planlar. Oysa Agile modelinde görece daha kısa vadeli planlardan bahsetmek mümkündür. Agile modelinde proje devam ettiği esnada değişiklikler söz konusu olabilir. Tüm aşamalar Şelale modelindeki gibi bariz değildir.
  • Waterfall metodunda görev sıraları birbirini takip eder. Tüm aşamalar birbirinin devamı niteliğindedir. Oysa Çevik proje yönetiminde süreç dinamiktir ve değişime açıktır.
  • Waterfall incelemelerinde dokümanlar ön plandadır. Her aşamanın tamamlanmasından sonra incelemeler yapılır. Çevik modelince analizler, müşterilerle yapılan iletişim neticesinde sık sık gerçekleşmektedir.
  • Waterfall modelinin uzun vadede maliyeti artırma riski vardır. Agile ise ürüne dair en iyi versiyonu bekler. Bu nedenle de ürünle ilgili potansiyeli zorlar ve görece daha düşük riskler taşır.
  • Agile yaratıcılığa alan yaratır ve esnektir. Oysa Waterfall modelinde bundan söz etmek pek mümkün olmaz. Bu noktada en başta alınan kararlara bağlılık söz konusudur.

Projelerde takım ruhunun güçlü olması, müşteri ihtiyaçlarına hızlı yanıtlar verilmesi, sadece proje liderlerinin değil üyelerin de aktif olması, Agile proje yönetiminin avantajları arasındadır. Belirsizliğin olmaması, her şeyin belli bir plan dahilinde ilerlemesi, müşteri kaynak ihtiyacına gerek duyulmaması, şelale modelinin artıları olarak değerlendirilir. Bu iki model arasında seçim yaparken genel düzeyde yaklaşım biçiminizi, şirke kültürünüzü, çalışanlarınızın eğilimlerini ve en önemlisi projenin içeriğini baz almanız, en doğru kararı vermenizi sağlayacaktır.

Sizler de Makers Türkiye’nin danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak, inovatif atölyelerine dahil olmak, yaratıcı/yenilikçi yaklaşımlar geliştirmek adına iletişim kanallarını kullanabilir, işletmeniz için en ideal proje yönetim modelleri hakkında detaylı şekilde bilgi sahibi olabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.