Veri Bazlı Karar Verme (Data-Driven Decision Making) Nedir?

Yaşamımızın her alanında, kendimiz ya da sorumlu/bağlı olduğumuz kuruluşlar için en makul kararları vermeye gayret ederiz. Fakat bu kararların ne şekilde ve hangi motivasyonla verildiği, tüm organizasyonlar için belli farklılıklar içerebilmektedir.

Genellikle karar alma noktasında geçmişten gelen deneyimler ya da öğretiler etkili olmaktadır. Fakat alınan kimi kararlar, oldukça basit gibi görünmesine rağmen dahil olduğunuz yolu çok daha güvenli bir şekilde geçmenize olanak sağlar. Aynı şekilde teknolojik araçlardan ve bilimsel verilerden uzak bir şekilde alınan tüm kararlar; ne yazık ki yeni ve aşılması gereken zor engeller olarak sürekli karşınıza çıkmaya devam edecektir.

Makers Türkiye ekibi olarak bu içeriğimizde; “Data Driven Decision Making” olarak da bilinen ve artık pek çok organizasyonun ilgi göstermeye başladığı “Veri Bazlı Karar Verme” olgusunu mercek altına alacağız.

Veri Bazlı Karar Verme Ne Anlama Geliyor?

Bugünün iş dünyasında teknoloji odaklı hareket etmek ve bilimsel verilerin ışığında aksiyon almak, kötü sürprizlerle karşılaşılma olasılığını büyük ölçüde düşürmektedir. Bu anlayıştan yoksun olan kişi ya da kurumların bugünün dünyasında var olabilmeleri olanaksızdır. “Veri Bazlı Karar Verme” yaklaşımına tam olarak bu noktada özel bir parantez açmamız gerekiyor.

Data Driven Decision Making, esasen eldeki verilere mutlak bağlılığı ifade etmekle beraber geçmiş deneyimlerden süzülen önermelere de alan yaratmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla tecrübe ve nesnel veriler arasında önemli bir denge oluşturmayı başarır. Data Driven Decision Making’in en cazip yönü, pek çok kuruluş ya da kişi için pratik bir biçimde uygulanabilir ve sonuç alınabilir olmasıdır. 

“Veri Destekli Karar Alma” yöntemi, bir anlamda geçmişteki deneyimlerin ve saptanan verilerin bir toplamıdır. Bu yönteme göre elde edilen veriler bir referans olarak kullanılır; ancak yine de körü körüne takip edilmez. Başarıya ulaşmada deneyim ve verinin doğru şekilde sentezlenmesine odaklanır. 

“İş Zekâsı” ile Ham Verileri Karar Alma Araçlarına Dönüştürün!

Günümüzde pek çok kurum, artık karar alma süreçlerinde yaygın olarak veri bazlı karar alma anlayışını benimsiyor. Veri hacminin teknoloji ile beraber artması, iş dünyasında “İş Zekâsı” ya da “Organizasyonel Zekâ” adı verilen kavramın doğmasına neden olmuştur. İş Zekâsı, ham düzeyde bulunan verilerin organizasyon içinde anlamlı bir bilgiye evirilmesi ve etkin biçimde kullanılabilmesini sağlar. Bu süreçte her türlü teknolojik altyapıdan, metottan ya da teoriden faydalanılabilir. 

Örneğin İş Zekâsı kapsamında sosyal medya platformlarından düzenli olarak veriler toplanabilir. Oluşturulan ham verilere dair analizler çıkartılır. Tüm sürece dair doğru bir şekilde neden sonuç ilişkileri oluşturulur. Veriler görsel analizlerle desteklenir ve yoruma daha açık hale getirilir. Son tahlilde de verinin dönüştürülüp doğru bir analiz zeminine oturtulması sayesinde rakiplere kıyasla çok daha hızlı ve doğru bir şekilde yeni kararların alınması sağlanır. 

Bugün çok sayıda firma ellerinde yer alan sektörel deneyim ve sermayeyi, “Organizasyonel Zekâ” yaklaşımları ile sentezleyerek, en hızlı ve en sağlıklı kararları almayı başarabiliyor. Data Driven Decision Making ya da Organizasyonel Zekâ, “Bilgi Çağı” içinde, işletmelerin bir biçimde adapte olmak zorunda oldukları yenilikçi kavramlar olarak ele alınmalıdır.

İş Zekâsı, bir kurumda genel olarak aşağıdaki noktalar üzerinde etki sağlar:

  • Var olan durumların detaylı şekilde analizlerini gerçekleştirmek,
  • Performans ölçeklendirmesini yaparak geleceğe dönük yeni stratejiler yaratmak,
  • Kaynakları verimli bir şekilde kullanabilmek,
  • Ham verileri kullanılabilir bilgiye dönüştürebilmek,

Tüm bunlara rağmen İş Zekâsı konusunda deneyimsiz olan bir kurum, ilk süreçte özellikle verilerin farklı alanlardan gelmesi ve müşteriye özgü verilere ulaşmanın zorluğundan dolayı belli başlı sorunlar yaşayabilir.

Veri Bazlı Kararlar Nasıl Alınır?

Bugün hemen hemen her sektör, veri odaklı stratejiler geliştirmek konusunda son derece istekli görünüyor. Şirketler, “Verilerden yararlanmayalım, sezgilerimiz ve geçmişteki tecrübelerimiz bize yeter” şeklinde sorunlu bir düşünceye sahip değil. 

Söz konusu kurumlar, veri olmaksızın doğru kararlar verilemeyeceğinin, ön yargıların kırılamayacağının ve sağlıklı kararların alınamayacağının büyük oranda farkına varmış durumdadır. Anketlere göre günümüzde sezgilere dayanarak karar alan şirketlerin sayısı gittikçe azalmaktadır. Pekâlâ kurumsal yapınızı güçlendirme noktasında, verilere odaklı kararlar ne şekilde alınır?

Veriye dayalı kararlar vermeniz ilk adımı, sorulara doğru ve dürüst yanıtlar vermekten geçer. Başarılı bir veri analisti, rekabetçi pazarda yer alan sorunları takip eder. Tüm bunları anlamadan hareket etmeyin. Veri toplama süreciniz, soruları belirledikten sonra oldukça kolaylaşacaktır.

Diğer adımda ise veri kaynaklarını kapsamlı şekilde tanımlamalısınız. Bu aşamada veriler için tüm kaynakları bir araya toplayın. Sosyal medya platformlarından, web sitelerinden, forumlardan vs. gelen tüm verileri birleştirin. Kimi veriler kısa vadede kullanılmak üzere kolayca ayıklanabilir; ancak gelecekte de verilerden yararlanmak adına ortak değişkenler üzerinde kafa yorun. 

Verilerinizi her daim erişilebilir kılmak adına yeni stratejiler geliştirin.  Sonraki aşamalarda ise verilerinizi temizleyip düzenleyin, istatistiksel analizler gerçekleştirin ve elbette sonuçları çizerek görselleştirin. 

Veri Bazlı Karar Verme (Data Driven Decision Making) konusunda çok daha detaylı bilgile ulaşmak ve eğitim ya da profesyonel danışmanlık desteği almak adına Makers Türkiye ailesiyle iletişim kurabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.