Türkiye’de ve Dünyada Başarılı Kurum İçi Girişimcilik Modelleri

Kurumlar için değişim, hazır paket olarak sunulmuyor. Kurumların bu değişim rüzgarına kendilerini adapte etmeleri adına bunu bir kültür haline dönüştürmeleri şart. Kurum ve kuruluşlar değişime, kendi bünyelerinde yapacakları küçük ya da büyük hamlelerle ısınır.  Özellikle de yenilikçi yaklaşımlarını yaratıcılığı teşvik eden stratejilerle birleştiren şirketler, inovasyon merkezli bir kültürü kolayca inşa edebiliyor. Kendini bu süreçte yeniden keşfetme şansını kaçırmayan markaların geleceğe ayak uydurma noktasında daha başarılı oldukları bir gerçek. Kurum içi girişimcilik, şirketlere bu kritik yolda ihtiyaç duydukları ilham ve motivasyonu fazlasıyla vermektedir. Günümüzde kurum içi girişimcilik modelleri, yukarıda sözünü ettiğimiz değişimi fazlasıyla tetikleyen bir mekanizmadır.

Kurum içi girişimciliğin teşvik edilmesi ve harekete geçirilmesi, şirketlerin uzun vadede sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor. Sermaye ya da teknoloji benzeri kritik unsurların önceden hazır hale getirilmesi, başarı oranlarının da çok yüksek olmasına neden oluyor. Ayrıca kurum içerisinde yaratıcılığı ve yenilikçi girişimcileri desteklemek, verimliliği de olumlu yönde etkiliyor. Kurum içi girişimcilik modelleri, bugün özelinde içerisinde girişim ruhunu barındıran çalışanlara rehberlik ediyor.

Kurum İçi Girişimcilik Modeli Nedir?

Kurum içi girişimcilik modellerinde yenilikçi/inovatif fikirler, doğrudan şirket içinde çalışan kişilerce uygulanır ve hayata geçirilir. İnovasyonun burada sadece teknoloji çağrıştırması hatalı bir yaklaşımdır. Burada üretilen her fikir, genel toplama şirket kültürünü dönüştürmeye yöneliktir. Geçmişte inovasyon, salt AR-GE departmanlarının kontrolünde olan bir ürün geliştirme süreci olarak ele alınırdı. Oysa bugün, kurum içi girişimcilik modellerin yaygınlaşması sayesinde inovasyon, tüm çalışanlar için ortak bir amaç ve motivasyon haline geldi. Bu noktada yöneticilere çok önemli ve kritik görevler düşüyor. Bu kişilerin çalışanlarına şirket içerisinde inovasyon yaratabilecekleri bir ortamı oluşturmaları gerekiyor. Çalışanlar bu sayede iş tanımının sınırlarını aşmadan değer üretmeye başlayacaktır. Gmail, Drone ya da Post-It bu anlamda akla gelen ilk örnekler arasında yer alıyor. Bu üç girişim de doğrudan şirketin çalışanları tarafından tasarlandı.

Bu örnekleri Türkiye özelinde ya da global düzeyde çoğaltmak mümkündür. Türkiye’de  şirketler bu avantajlı modeli benimsemeye ve uygulamaya henüz yeni başlamıştır. Vodafone Kırmızı Işık uygulaması, İş Bankası’nın Gullseye uygulaması, Doğuş Holding’in Inven DO projesi, Anadolu Efes Girişim Atölyesi, Boyner tarafından oluşturulan Advantage Card, akla gelen ilk yerel örnekler arasındadır. Dünyadaki kurum içi girişimcilik modellerine baktığımızda ise Google’a özel bir parantez açabiliriz. İnovasyon kültürünü şirket politikasının merkezine yerleştiren Google; Gmail’den Adsense’e dek sayısız girişimi desteklemiş ve hayata geçirmiştir. Öte yandan Sony Computer Entertainment, Softtech, Shutterstock ve Java, dünyadaki başarılı kurum içi girişimcilik örnekleri olarak sıralanabilir.

Kurumsal Girişimcilik Modellerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fikir aşamasından uygulama aşamasına kadar doğru oluşturulmuş bir kurum içi girişimcilik modeli, öğrenmeyi en üst noktayı çıkartırken riskleri minimize eder. Girişimcilerin izlemeleri gereken yolu büyük bir özenle belirlemeleri ve haritalandırmaları gerekir. Fakat ne yazık ki kurum içi girişimcilik modelleri, tek adımlı değildir. Bu noktada plana dahil etmeniz gereken aşamalardan söz etmeliyiz. Kurum içi girişimcilik modelinde çalışanlar, yol haritalarının tüm safhalarında inovatif fikirleri sistemli şekilde yönlendirmek ve bunları yeni ürünlere dönüştürmek durumundadır. Kurum içi girişimcilik modellerinin başarısız olmalarındaki en önemli nedenlerden biri, süreç boyunca tek bir fikre odaklanmaktır. Bu nedenle herkesi tek bir çözüme ve fikre kilitlemek yerine vizyonunuzu ortaya koymaya çalışın. Vizyonunuz, somut fikirlerinizin önünde yer almalıdır ve asıl belirleyici olmalıdır. Geri dönüş potansiyellerini artırmak ve riskleri azaltmak adına fikirlerinizde manevralar yapmayı bilmelisiniz.

Öte yandan büyük çaplı pazar içerisinde spesifik kitleler oluşturun. Projeniz için en ideal kitle eşleşmesini gerçekleştirin. Bunun için de demografik, coğrafi ve davranışsal kriterleri baz almanız önemlidir. Sonraki adımda ise temel işleri, hedefleri, sorunları ve fırsatları netleştirin. Projenizle ilgili çözüm odaklı genel bir çerçeve oluşturmak, kuruma somut bir değer önerisi sunmak, gelir ve maliyet modelleri oluşturmak, kurum içi girişimcilik modellerinde dikkat edilmesi gereken diğer adımlardır. Ülkemizde ve dünyada kurum içi girişimcilik projeleri uygulanırken; üretici, fırsatçı, savunucu ve etkinleştirici gibi farklı modeller benimsenir.

 Şirket verimliliği ve sürdürülebilirliği üzerinde etkili olan kurum içi girişimcilik modelleri hakkında daha fazla bilgi almak ya da bu süreçte etkili iş birliktelikleri oluşturmak adına Makers Türkiye ekibinden eğitim ve danışmanlık desteği alabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.