Teknoloji Harikası Depreme Dayanıklı Japon Binaları

Teknolojik gelişmeler sayesinde depreme dayanıklı binalar yapmak mümkün.

İnsanlığın Doğal Afetlerle Mücadelesi

doğal afetler teknolojiİlk insanlar yağmurdan ve soğuktan korunmak için mağaralara sığınıyordu. Teknoloji sayesinde sıcak kıyafetler ve şemsiye sayesinde en zorlu hava koşullarında bile dışarıda gezebiliyoruz.

Bir zamanlar yıldırımların tanrının öfkesi olduğunu düşünürken, paratonerin icadıyla evlerimize yıldırım çarpmasını önledik.

Yangın söndürme araçları, sellere karşı kanalizasyon sistemleri, heyelana karşı setler derken teknoloji sayesinde doğal afetlerden kendimizi korumayı öğrendik. Hatta barajlar, rüzgar gülleri, güneş panelleri gibi icatlarla doğanın gücünü bile kendimiz için kullanabilir hale geldik.

Depremse doğal afetler içinde bizi en çok korkutan ve bize en çok zararı dokunanlardan birisi olabilir. Aya insan götürebilecek bir teknolojiye ulaştığımız, atomları parçaladığımız bu çağda bile depremi yeterince önceden öngöremiyoruz. Bu da bizi telaşa ve paniğe sürüklüyor.

Peki, 9.0 büyüklüğündeki korkunç depremleri bile, çok az kayıpla atlatan Japonya bunu nasıl başarıyor?

Japonlar Neden Depreme Dayanıklı BinALAR İnşa Ediyor?

japonya deprem yıkım

Bugünkü haliyle en güçlü depremlere bile hazırlıklı olan Japonya, aslında her zaman böyle değildi. Bulunduğu coğrafi konum nedeniyle çok fazla depreme maruz kalan Japonya zaman içerisinde bunlardan ders çıkardı ve depreme dayanıklı binalar inşa etmeye başladı. Tabi ki bunu da sahip olduğu yüksek teknoloji sayesinde başardı.

Öncelikle Japonya’nın deprem hafızasına bir göz atalım:

  • 1923’teki Büyük Kanto Depremi, Tokyo civarındaki Kanto ovasında meydana geldi. Japonya tarihindeki en kötü deprem olarak anılan bu depremde 142,800 civarı insan öldü. Karşılaştırma yapmak gerekirse Hiroshima’ya atılan atom bombası sonucu 140,000 civarı insanın öldüğü düşünülüyor.
  • 1946’daki Nankaido Depremi, 20 Aralık’ta Nankaido’da meydana geldi.  Deprem Japonya’nın adalarında bile hissedildi ve toplamda 1,362 kişinin ölümüne sebep oldu.
  • 1968 Aomori Depremi, 8.2 büyüklüğündeydi ve sebep olduğu tsunamiyle birlikte 52 kişinin ölümüyle sonuçlandı.
  • 1995 Güney Hyogo Depremi (Büyük Hanshin Depremi), Kobe şehri ve çevresini vurdu. Toplamda 6,000 kişinin ölümüne; 415,000 kişinin yaralanmasına; 100,000 evin yıkılmasına ve 185,000 evin ciddi hasar almasına sebep oldu.
  • 2011 Büyük Doğu Japonya Depremi, sebep olduğu tsunami ve bir nükleer reaktör kazasıyla birlikte yaklaşık 20,000 kişinin ölümüne sebep oldu.
  • 2016 Kumamoto Depremleri, Japonya’nın Kumamoto şehri civarında 7.0 büyüklüğündeydi. Deprem sonucundaysa ölü sayısı 50’ydi.

Türkiye’deki Van depremiyle, Japınya’daki Kumamoto’yu karşılaştırırsak;

  • Kumamoto’daki deprem 7.0 büyüklüğündeydi ve 50 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Kumamoto’nun nüfusu ise 1,748,000.
  • Van’daki deprem 6.7 büyüklüğündeydi ve 601 kişinin ölümüyle sonuçlandı. Van’ın nüfusu ise 1,123,784.

Japonlar bulunduğu coğrafya sebebiyle çok fazla depreme maruz kalıyorlar. Japonya kadar olmasa da, Türkiye fay hatlarının yoğun olduğu bir yerde bulunuyor. Japonya depremlerle mücadele etmeyi çok acı tarihi olaylar sonucu öğrenmişler. Umarız

Türkiye olarak bu konuda başımıza bir durum gelmeden önce, Japonya’da yaşananlardan ders çıkartabiliriz.

Depreme Dayanıklı BinALAR Nasıl İnşa Ediliyor?

Depreme dayanıklı binalar birkaç farklı şekilde inşa ediliyor. Temelde bütün sistemler iki amaca hizmet ediyor;

  1. Yer sarsıntılarının yani sismik dalgaların enerjisini, hareketini binaya mümkün olduğu kadar hissettirmemek.
  2. “Yumuşak olma ezilirsin, sert olma kırılırsın” düşüncesiyle yola çıkarak binaların depreme karşı direnç göstermektense depremle birlikte ama kontrollü bir şekilde hareket etmesini sağlamak.

Bunun için en yaygın kullanılan teknolojilerden birisi sismik izolatörler (sismik yalıtımcılar). Sismik izolatörlerin çalışma prensibini görebileceğiniz çok güzel bir video:

Depreme dayanıklı binalar farklı teknolojiler kullanılarak inşa edilebiliyor. İşte depreme dayanıklılık sırasına göre Japonya’daki depreme dayanıklı bina tipleri.

1. Depreme Dayanıklı Binalar

Japonya’daki en yaygın dayanıklı bina tipi. 1981’den sonra inşa edilmiş tüm yapılar sismik izolasyon yapı standartlarına uygun olarak depreme dayanıklı inşa edilmeli.

Sismik izolasyon sistemiyle inşa edilmiş yapılar iki parçada incelenebilir:

  • Katı Yapı: Binanın çökmesini engellemek ve yapıya diriliğini katmak için esnek olmayan, sert bir şekilde inşa edilen kısım.
  • Esnek Yapı: Sismik hareketler sonucunda eğilip bükülebilen, binanın ana yapısını oluşturan kısımlar (Duvarlar, zeminler)
2. Emici Yapılı Binalar

Sismik hareketlerin etkisini en aza indirmek için tasarlanan özel sistemlerdir. Bu sistemler, yapı içerisinde sismik dalgaları emici özel duvarlardan oluşur. Bu duvarlar da iki çeşit olarak inşa edilebiliyor:

  • Aktif: Sismik dalgaları emmek için güç kaynağı (elektrik vb.) kullanan duvarlar
  • Pasif: Güç kaynağına ihtiyaç olmadan sismik dalgaların enerjisini emebilen duvarlar

Bu tip yapılar; depreme dayanıklı yapılara oranla %70-80 daha çok enerjiyi emer.

3. Sismik İzolasyonlu Binalar

Gökdelenler gibi çok katlı binalarda yaygın olarak kullanılan bir yapı türüdür. Bu sistem yapınn zeminine entegre bir şekilde inşa edilir. Zemine kurulan sarsıntı emici yapılar (izolatörler) sayesinde deprem dalgalarının binaya ulaşmasını engeller. Sarsıntı emici yapılarda kullanılan teknolojilere örnek olarak;

  • Lamine lastik
  • Kurşun
  • Yaylar
  • Amortisörler
  • Bilyeli yataklar

düşünülebilir. Sismik izolasyon yapısıyla inşa edilen binalar depreme dayanıklı diğer binalara oranla deprem dalgalarını 3’te 1 ila 5’te 1 oranında iletir.

Japon Deprem Uzmanı Kani’nin verdiği röportaj

Bundan yaklaşık 1999’da Japonya’nın batısında büyük bir deprem oldu. Bu depremde otoyollar ve demiryolları çöktü, telefon hatları kesildi ve çok sayıda bina yıkıldı.

1995’te 7.3 büyüklüğündeki Büyük Hanshin – Awaji Depremi vurduğunda Hyogo Prefecture’daki havoc (barajı) yerle bir etti. Savaş sonrası Japonya’da gerçekleşen en büyük felaket olarak nitelendirilen bu afet sonucu 6,434 insan hayatını kaybetti. Bunların arasında enkaz altıda kalıp ezilenler, deprem sonrası çıkan yangınlarda ölenler vardı.

Bu deprem Japonya ve İtalya’daki insanların olaylara bakış açısını değiştirdi.

Japon Sismik İzolasyon Topluluğunun yöneticilerinden Nagahide Kani, ellerindeki depreme dayanıklı teknolojileri daha yaygın bir şekilde uygulamaları gerektiğini açıkladı.

“Depremden önce insanlar sismik izolasyon teknolojilerini kabul etmiyorlardı.” Japan Times – Nagahide Kani

“Ama 1995 sonrası bu teknolojileri kullanan bina sayısı ani bir artış gösterdi.”

2009’da İtalya’da 6.3 büyüklüğünde bir deprem L’Aquila ‘yı 6 Nisan’da vurdu. Deprem 290’dan fazla ölüm ve 1,000’den fazla yaralanmayla sonuçlandı.

L’Aquila’ya tarihi görünümünü veren taş (brick) binaların büyük çoğunluğu depremde yıkıldı. Uzmanların söylediğine göre bu binaların sadece çok küçük bir kısmı depreme dayanıklı sistemleri kullanıyordu. Deprem sonucu toplamda 10,000 bina ya yıkıldı ya da zarar gördü.

“İtalya’nın sismik izolasyon teknolojileri çok gelişmiş seviyede ancak yaygın değil.” Kani

1995 Japonya depreminden sonra, depreme dayanıklı teknolojiler hakettiği ilgiyi gördü. Böylece gittikçe daha çok binada sismik izolasyon sistemleri ya da zemin izolasyon sistemleri kuruldu. Bu sistemler bina ile kurulu olduğu zemin arasında koruyucu bir yapı meydana getiriyor ve zeminin sarsılması sonucu binaya bir şey olmasını engelliyor.

1982’de Japonya’da sadece bir binada sismik izolasyon sistemi varken, 1994’te 80 bina, 1995 depreminden sonraki yıllarda ise müthiş bir artışla 2,200 binada artık sismik izolasyon sistemleri bulunuyor.

Buna ek olarak evlerin depreme karşı korunasını sağlayan titreşim izolasyon teknolojileri de Japonya’da bayağı yaygın durumda. 2009 yılında 5,000’den fazla evde bu sistemler yerleşmiş durumdaydı.

Japonya, depreme dayanıklı diğer ülkeler arasında bile öne çıkıyor. Örnek vermek gerekirse, depreme dayanıklılığıyla öne çıkan İtalya’da sismik izolasyon teknolojisini kullanan 100 kadar bina varken, Çin’de 700, Rusya’da 600, Amerika’da 100, Tayvan’da 50, Ermenistan’da 30 ve Yeni Zelanda’da 10 bina bulunuyor. 2008 depreminden sonra Çin’deki binaların sayısının artması bekleniyor.

Yorum yap