Scrum Kullanarak Gerçekleştirdiğimiz Agile Dönüşüm Yolculuğu

Agile zihniyete geçerek ve Scrum metodu ile çalışmaya başladıktan beri email ve Whatsapp mesaj sayımız %90 azaldı. Saydamlık ve etkinlik inanılmaz arttı. Agile (çevik) zihniyet dönüşümünü ve uygulama olarak da Scrum’ı sadece müşterilerimize sunmuyoruz, biz de ekip olarak Scrum uyguluyoruz. Etkinliği artırmak için almamız gereken aksiyonları her hafta görüp uyguladıkça, optimizasyon ve dönüşüm hep artıyor. Biz danışmanlığını veriyoruz diye değil ama en büyük kurumdan küçük startuplara kadar etkin, saydam ve otonom çalışmak isteyen ekipler için şiddetle tavsiye ediyorum. Sadece teknoloji ekipleri için değil, tüm ekipler için.

Her şirketin iş yapış şekli farklı. İşin yapısı ve doğası da farklı. Ondan her şirkete aynı şekilde yaklaşmak ve körü körüne metodoloji budur demek yanlış. Önce tanımak sonra denemek sonra da devamlı iyileştirmek gerekiyor. Ben bizden biraz örnek vereyim size.

Scrum ve Trello
Ground rules sayesinde kargaşayı önlüyoruz

En sevdiğim ve çalışma şeklimizi özellikle en başlarda çok hızlandıran uygulamalarımızdan birisi “ground rules”(temel kurallar) oluşturmak ve bunu dokümante ederek Scrum’ı ilerlettiğimiz sistemimiz içine yerleştirmek oldu. Bu sayede işe ilk koyulduğumuzda, çalışma biçimimizi değiştirirken yaşayacağımız kargaşayı, unuttuğumuz kurallar yüzünden yanlış yapacağımız girişleri yapmamış olduk. Ve kimse birbirine “O nasıldı” diye sormak zorunda kalmadı. Ve Scrum Master’ımız da devamlı olarak insanları düzeltmek zorunda da kalmadı. Tüm işleyişin tek bir yerde dokümante edilmesi, önceliklendirmeler, renklendirmeler, Bates numaralarına kadar herşeyimiz işimizi çok temiz hale getirdi. Bu özellikle bizim kültürümüzde oldukça es geçtiğimiz ancak yapınca ve uygulayınca faydalarına şaşırdığımız bir durum.

Ah o CEO Hayalleri

İkinci kendi yarattığımız alan Ongun’s Dreams 🙂 İşin başındaki kişi olarak aklımıza her an yeni bir fikir geliyor olabilir. Bu fikirler genelde şirketlerde xyz Bey/Hanım istemiş diye hemen aksiyona alınır. Özellikle kurumsal çalışanlar yukarıdan gelen isteği anında uygulamak için saniye düşünmeden harekete geçiyor. Konu başarısız olsa da, hayata geçirilmesi için onlarca yatırım yapılsa da, ben isteneni yaptım diyerek hayatına devam ediyor. Başarısız isteği kimse bir daha sorgulamıyor, hatırlamak bile istemiyor. Bir süre sonra gülüp geçilen bir kurumsal anı haline geliyor. Ama bu doğru bir yaklaşım değil. Çünkü şirketin kurucusu da olsanız düşündüğünüz fikrin tutup tutmayacağını bilemezsiniz. “Ben kurucuyum/CEOyum/Genel Müdürüm ne dersem ola” yaklaşımından ziyade, ekipten ve müşteriden feedback alarak ilerlemek, bunu belirli bir plan içinde yapmak en doğrusu. Bu sebepten ben hayal kurdukça, ekibe şunu da mı yapsak dedikçe, ekip bunu Ongun’s Dreams’e (Ongun’un Hayalleri 😊 ) alıyor ve sonrasında servis ve ürün planımıza uygun şekilde dahil etmeye çalışıyor. Servis ve ürün planında olmadan ben sizi arasam da, Slack’ten ya da Whatsapp’tan yazsam da dediğimi yapmayın dedim zaten ekibe 😊 Ondan şu anda Makers Türkiye’nin iş yapış şekli beni aştı, otonom hale geldi, olması gerektiği gibi.

Kendini yok edebilme cesaretine sahip CEO’ların yönettiği kurumlar kazanacak

Kendini güvenilir bir ekibe, düzgün bir kültürel altyapıda, devamlı gelişen sistem ve süreçlere emanet ederek “yok edecek(!)” CEO’lar kazanacak. Mark Zuckerberg biz Facebook’a bizden daha iyi insanları alıyoruz ki Facebook benim vizyonumdan daha ileri gitsin diyor. Aynı şeyi düşünüyorum ve ekliyorum. En önemli şey olmakla beraber konu sadece insan da değil. Scrum süreçlerini oturttukça görüyoruz ki insan, sistem ve süreç üçlüsünün hangi bacağını iyileştirirseniz iyileştirin şirketiniz otonom yapıya doğru gidiyor.

Yaptımız birkaç farklı trick ile ilgili yazmaya devam edeceğim. Sevgiler, kolaylıklar, verimli günler!

Makers Türkiye’nin kurumsal agile dönüşüm uygulamaları, design thinking, inovasyon yönetimi, kurumsal girişimcilik programları için bize ulaşın.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.