Organizasyonel Dönüşüm için 8 Temel İlke

Kurumsal işletmeler, küresel ortamda en kötü olasılıkla var olan pozisyonlarını muhafaza edebilmek adına her türlü değişime açık olmak zorundadır. Burada “zorunluluk” kelimesine özel olarak vurgu yapmamız gerekiyor. Çünkü gelinen noktada inovatif stratejiler geliştiremeyen, geleneksel yönetim kalıplarının dışına çıkamayan işletmeler için değişim bir noktadan sonra tercih değil zorunluluk haline gelmektedir. Çevik dönüşüm ilkelerine bağlı kalan kurumlar, özellikle de bilgi ve iletişim teknolojileri noktasında doğru hamleler gerçekleştirebiliyor. Bu yaklaşım, şirketlerin sürdürülebilir stratejiler geliştirmesi adına bir kültürün doğmasına da yardımcı olabiliyor.

Organizasyonel dönüşüm, işletmelerde üst düzey yöneticilerden çalışanlara kadar kusursuz bir şekilde kendine yer bulmalıdır. Kurumsal değişim, sabit ve değişmez kriterler üzerine kurulu değildir. Çünkü organizasyonel dönüşüm, her şeyden önce söz konusu sektörün dinamiklerine, işletmenin yapısına, büyüklüğüne ve niteliklerine bağlıdır. Raporlamanın ve şeffaflığın artış göstermesi, her departmanda ezber bozan değişikliklere gidilmesi, kurumsal hafızanın güçlenmesi, şirket kültüründe inovasyonun odak noktasına yerleştirilmesi, çevik dönüşüm için başlangıç aşamasında olması gereken kriterler arasına kabul görür.

Organizasyonel Dönüşüm Neden Önemlidİr?

Kurumlar adına küresel pazarda sürdürülebilir başarı sağlamanın temel anahtarı değişimden geçer. Bu yaklaşım aynı zamanda rekabet avantajını elde etmek adına da çok kritiktir. Değişim programlarının şirketlerde başarılı ile sonuçlanması için algı ve davranışların, kurumsal kültürün ya da değerlerin de bu sürece hazır olması gerekir. Organizasyonel dönüşüm neticede tek sefere özgü bir hamle değildir, daha çok belli bir süreci ve yaklaşımı ifade eder. Bu nedenle mekanik ve sert çizgilerden ya da duvarlardan söz edemeyiz.

Organizasyonel dönüşüm daha çok işletme yapılarının çevik hale evirilmesi ile ilintili bir süreçtir. Bu dönüşümün de tam anlamıyla oturabilmesi için mutlak suretle kültürel yapının kökten değişmesi şarttır. Değişim yönetimi ile alakalı doğru yaklaşımlar sayesinde organizasyonlarda belli çatışmalara neden olacak radikal değişimler, daha olumlu bir şekilde karşılanıyor.

Yapılacak değişiklikler bir organizasyonun doğal olarak tüm parçalarını etkiler. Bu tip durumlarda özellikle değişime etkili bir biçimde liderlik etmek rekabet avantajını ele geçirmek için çok önemli bir detaydır. İngiliz-Amerikan danışmanlık şirketi olan Towers Watson’un yaptığı araştırmaya göre değişim yönetimi uygulamalarını benimseyen ve başarılı bir şekilde uygulayan kurumsal işletmeler, rakiplerine kıyasla 3.5 kat civarında daha iyi bir performans ortaya koymaktadır.

Başarılı bir organizasyonel dönüşüm adına değişikliğe eğilimli olmak kadar bu süreçte diğer çalışanları etkin bir biçimde yönetebilen başarılı liderlere sahip olmak şarttır. Neticede organizasyonel dönüşüm her daim öngörülebilir bir olgu değildir. Organizasyonlarda değişim ihtiyaçlarını tanımlamanıza ve değişimi doğru şekilde yönetmenize yardımcı olacak 8 ilkeyi şu şekilde sıralayabiliriz:

Net Bir Vİzyon

Organizasyonların her şeyde önce tanımlanmış, kapsamlı bir plana ihtiyacı vardır. Bu plan; değişimin gerekçelerini, değişimin biçimini, çalışanlar üzerinde nasıl bir etki yaratacağını ve neticenin ne olacağını detaylı bir şekilde açıklayacak bir vizyon ile mümkündür. Bu sayede, söz konusu değişikliklerden sonra somut düzeyde şirkette nelerin değişeceğine dair çalışanların zihninde bir şeyler canlanır. Bu da değişime daha hızlı şekilde adapte olmalarını sağlar.

Organizasyonun Katılımı

Liderler tarafından yürütülen değişim girişimi, organizasyonun bütün seviyelerine etki eder. İyi ve etkili bir değişim, en tepeden başlar ve tüm departmanlara yayılır. Herkesin değişim çabasına dahil olduğu senaryolarda, şirketlerde bir inovasyon kültürü oturtmak çok daha kolay hale gelir.

Temsilcİlerin Değiştirilmesi

Liderler, değişim çabalarına destek olabilecek ve oluşan bu kültürü her anlamda savunabilecek temsilciler oluşturur. Görevlendirilen bu kişiler, değişimle alakalı her türlü etkileşime katkı sunar. Çoğu zaman resmi olmayan bu liderler, değişim konusunda nasıl bir yaklaşım gösterilmesi noktasında diğer çalışanları teşvik eder.

Etkilİ İletişim

Etkili bir iletişim becerisi, değişim çabasını sürekli kılmanın anahtar yollarından birisidir. İletişimin güçlü olduğu organizasyonlarda kişiler hem geri bildirimlerini paylaşma hem de sorular sorma şansı bulabilir. Bir değişiklik etkinliği yaklaşırken, bu değişikliğe dair net bir iletişim kurulması, personellerin adaptasyonuna ve hazırlık süreçlerine ciddi bir katkı sağlar.

Öğrenme-Gelişme

Pek çok kişi, değişim olgusuna nasıl adapte olabileceğini bilmez, bu sürecin tüm detayları ile öğretilmesi şarttır. Değişim sürecine öncülük edecek olan liderler, etkili stratejiler geliştirmek adına koçluk ya da değişim yönetimine dair pek çok eğitime katılabilir. Öğrenme-gelişme süreçleri sayesinde beklentileri belirlemek, değişime dair mesajları etkili şekilde iletebilmek ve motive edici bildirimler vermek, liderler için daha da kolaylaşır.

Çalışan Desteğİ

Küçük ya da büyük çaplı değişiklikler, işletmeler için zaman zaman sinir bozucu olabilir. Fakat personellere bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettiren liderlerin motive edici desteği son derece kritik bir role sahiptir. Liderler, empati göstermeli ve değişimi ne şekilde yönetecekleri konusunda önerilerde bulunmalıdır. Bunun için de bire bir yapılacak görüşmelerin daha etkili olduğu kabul edilmektedir.

Hesap Verilebilirik

Nitelikli ve başarıya ulaşan bir organizasyonel dönüşüm, istisnasız herkesin eşit şekilde sorumluluk duygusunu taşıması ile mümkündür. Liderlerin, ekipte yer alan her çalışanın söz konusu değişim girişiminden doğrudan sorumlu olduğunu hissettirmeleri gerekir. Bu da açıkça beklentileri iletmek ve geri bildirimler oluşturmaktan geçmektedir. Herkesin üzerine düşeni yaptığı bir organizasyonel dönüşümün çok daha verimli sonuçlar verdiği ve sürdürülebilir olduğu görülmektedir.

Ölçüm

Değişim girişiminden belli bir sonuç alındıktan sonra organizasyonel dönüşüm durmaz. Bu, ilerlemenin sürekli olarak ölçüldüğü daimi bir süreçtir. Değişime öncülük etmek, çalışan davranışlarını ve güçlendirilmeye çalışılan becerilerin daima ölçülmesi ile mümkün olabilir. Bir başka deyişle öğrenilen beceri ya da davranışlar, süreç içinde istikrarlı bir şekilde pekiştirilmelidir. Ayrıca ilerlemenin ölçülmesi, ne düzeyde ilerlemiş olduğunuzu görmenize olanak tanır. Doğal olarak bu durum,  çalışanlar adına ilham verici olur.

Şirketinizde inovasyon ve değişim kültürü oluşturmak istiyorsanız; ihtiyacınız olan danışmanlık desteği ve Akademi eğitimleri için Makers Türkiye ekibi ile iletişim kurabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.