Kriz Dönemini Nasıl Atlatıyoruz

Girişimcilik dönemim boyunca iniş çıkışlı süreçlerden geçtiğim çok oldu. Tekliflerin kabul olmaması, ani dolar krizleri, mevcut projelerdeki problemler bunlardan en sık karşılaştığımız sorunlardı. Ancak Covid19 krizi gibi bir krizin olabileceğini hiç ön görmüyordum. Tüm dünyanın aynı anda duracağı, imzalanmış işlerin erteleneceği, sözleşmelerdeki mücbir sebep paragrafını yeniden okuma ihtiyacının doğması gerçekten süpriz olmuştu. Bir girişimin veya şirketin en önemli komponenti olan ekibin bile kordinasyonunun ciddi anlamda bozulma riskini deneyimlemek benim için önemli bir öğrenim oldu, oluyor…

Sağlık Bakanı’nın ilk vaka açıklaması sonrasındaki ilk iş günü, 16 Mart 2020, Makers Türkiye’nin 6 senelik hayatındaki en garip Pazartesi olabilir 🙂 Neredeyse bütün müşterilerimizden projelerin durdurulduğuna dair mail aldıktan sonra ekip ile ofiste bir araya geldik. Nasıl çalışacağımızı planladık ve evlere dağıldık. 16 Mart 2020’den beri yüz yüze görüşmüyoruz. Sıfır seviyesine inen işlerimiz; bugün yepyeni bir modda yeniden canlandı. Yaptıklarımızı düşünerekten aldığımız aksiyonları listelemek istedim. Bu krizi daha hafif atlatmanız için yazdıklarımın size yol gösterici olmasını umuyorum.

1. Ekip Motivasyonu ve Verimliliği

Kar ederken ve hep beraber mutlu mesut çalışırken, gelir kaynakları kesildiği anda çalışanları işten çıkarmaya karşıyım. Bu bir mücadele ise iyi günde, kötü günde şirketi ayakta tutmak için beraber çalışmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Bu sebepten dolayı krizin ilk günü yaptığım konuşmayı düzenli olarak revize ederek ekibi motive ve etkin tutmaya çok önem veriyorum. Elbette herkesin psikolojisinin bozulduğu, gelecek kaygısının yükseldiği, makro ekonomik göstergelerin kötüye gittiği ve işlerin kesildiği bir dönemde bunu yapmak, hiç de kolay olmuyor. Ancak düzenli konuşmalar, izinler, gerekirse daha fazla çalışarak çıktı üretip sonuç odaklı olmak ciddi anlamda motivasyonu artırıyor.

2. Günlük / Saatlik Durum Değerlendirme Toplantıları

Ofisteyken bazen 2-3 günde bir yaptığımız günlük status/durum toplantılarımızı, uzaktan çalışırken her gün tam saat 10:00’da yapılacak şekilde revize ettik. Bu, hem ekip için disiplinize bir çalışma ortamı sağladı, hem de herkesin yaptığı işlerden birbirini bilgilendirmesi ile daha senkronize bir şekilde çevik çalışmamızı sağladı. Agile çalışma biçiminde daily stand up olarak önerilen kısa, öz durum toplantılarının önemi büyük. Ekibin birbirine karşı sorumluluğu ise mikro yönetime gereksinim duymadan işlerin devam etmesini sağlıyor. Müşterilerimize de agile danışmanlık yaparken ilk kurguladığımız nokta neredeyse hep bu şekilde.

3. Hızlı Finansal Aksiyonlar

Elbetteki sadece her şey süreçleri evirmek ya da ekibi motive etmekten geçmiyor. Ticari bir işletmenin amacı gelir ve kar elde etmek. Mark Cuban’ın “If you don’t have a path to profit, it’s a hobby” lafı aklımda olmuştur hep. Yaptığınız şeylerde kâra giden yolunuz yoksa o bir hobidir, der. Doğrudur da… Hele ki kriz zamanlarında acil nakit ihtiyacı önemli. Biz de bunu göz önünde bulundurarak başvurabileceğimiz bütün devlet teşviklerine başvurduk ve faydalandık. Yeni gelir kalemi olabilecek servislerimizi belirledik ve hayata geçirdik. Gereksiz harcamalara son verdik. Özellikle pazarlama harcamalarımızı direkt satış ve satış fırsatı(lead) odaklı hale getirdik.

Bu üç aksiyon bizi bir anda kriz döneminde bile nakit sıkıntısı çekmez hale getirdi. Elbette ki bu süreç kısıtlı ve bir kaç ay içinde eski satış değerine dönmeyen her şirket bu önlemlere rağmen sıkıntı yaşayacaktır. Ancak yangını söndürmek için biz bu yöntemlerden oldukça faydalandık.

4. Yeni ürün ve Servisler

Gelire giden en etkili yöntem tabi ki ürün ve hizmetlerinizi değere dönüştürmek. Biz Türkiye’nin ve Dünya’nın önemli kurumları ile tasarım odaklı düşünme, agile dönüşüm, girişimci gibi düşünme, 21.yy yetkinliklerine yönelik teknoloji programlarımızı %99 yüz yüze sunacak

Çalışanlarınıza hızla yeni yetkinlikler kazandırın.

şekilde tasarlamıştık. Ancak evden çalışma durumuna geçtiğimiz şu günlerde yüz yüze programlarımızı hızla dijitale çevirmemiz gerekti.

Biz de bütün teknoloji crash courselarımızı, workshoplarımızı, agile ve inovasyon danışmanlık işlerimizi online’a taşıdık. İşe giriş ve kurumsal fikir geliştirme kurgularına kullandığımız ideathonları, onlineideathon.com ile dijital bir platform haline getirdik. Eğitim ve workshoplarımızı akademi.makersturkiye.com üzerinden online hale getirip gerekirse canlı, gerekirse video prodüksiyon halinde izlenebilir hale getirdik.

Bu ürün servis portföyümüzün dönüşmesi işlerimizin birden yeniden canlanmasına, hatta daha önce almadığımız teklifleri, büyük holdingler ve çok uluslu firmalardan almaya başlamamıza olanak sağladı. Görüyoruz ki, dönüşümü hızlı gerçekleştirmek, kriz ihtiyaçlarını değere döndürebilmek için en önemli faktör.

5. Panik olmadan anlamı korumak

Günün sonunda krizler devamlı oldu ve olacak. Bu ne ilk ne de son kriz. Boyutu ve etkileri önceki krizlere göre oldukça büyük. Tarz olarak farklı olsa da yapabileceklerimizi yaptıktan sonra, hayata bir kere geldiğimizi hatırlayarak, sevdiklerimizi, sevdiğimiz aktiviteleri ve kişisel değerlerimizi unutmuyor olmamız lazım. Keyif ve mutluluk için kafa yapımızı pozitifte tutmaya çalışmalıyız. Ben, 1999’dan beri meditasyon yapıyorum. Günlük meditasyonlar benim işime çok yarıyor. Kafamı temizlemek, berraklaştırmak ve doğru yere odaklamak için oldukça faydalanıyorum. Ayrıca evde veya dışarda yapacağınız spor aktiviteleri, güzel anılar biriktireceğiniz dostlarınız ve aileniz her zaman size iyi gelecektir.

6. Kriz döneminde sosyal sorumluluk

Bakın sosyal sorumluluk projeleri her zaman herkese çok iyi gelir. O hikayeleri okumak, olanları görmek, hem bu projeleri gerçekleştirenler hem de projenin faydalanıcıları için harikadır. Bugüne kadar onlarca sosyal sorumluluk projesi ile Türkiye’nin dört bir köşesinde binlerce kişiye, gence ve çocuğa teknoloji öğrettik. Bizim için büyük gurur oldu.

Kriz döneminde herkesin bir anda yardımlaşmaya yönelmesi oldukça doğal. Ancak bir iş sahibiyiseniz uçaklardaki giriş anonsu unutmayın: “Oksijeni önce kendinize, sonra çocuğunuza.” Çocuğunuz kadar değerli bir varlığı bile ikincil düşünmeniz gerekiyor; sebebi ise yine ona yardımcı olabilmek. Sizde oksijen yoksa, onda da yok. İşinize oksijen vermeden sosyal sorumluluk yapmaya koyulur ve gelire giden yoldaki konsantrasyonu kaybederseniz hızla batarsınız. Eğer batmasaydınız yapacağınız daha büyük sosyal sorumluluk projelerini de yapamaz hale gelirsiniz. Biz bu anlamda ilk ay tamamen kendi işlerimize odaklandık. İşlerimizi yoluna tam bir ayda koyduk. Daha sonra, kafamızı kaldırdığımızda 23 Nisan’dı. Türkiye’deki tüm çocuklara, 79 TL değerindeki teknoloji kursumuzu Udemy üzerinden hediye ettik. Biz de böyle bir sosyal sorumluluk yapmış olduk. Daha nicelerine!

Sonuç

Kriz dönemlerinin hızlı değişen, stres altındaki dakikalarına sakin ama çevik bir şekilde müdahele şart. Hızla gelir kalemi üretmek gerekiyor; üretemiyorsanız maliyetleri minimize ederken teşvik, destek gibi indirekt finansmanlara başvurulmalı. Ancak ürün servis portföyünün hızla evrilmesi ve bunu yakın girşimcilik yöntemleri ile hayata geçirmeniz hayati değer taşıyor. Herkese iş, vücut ve akıl sağlığı diliyorum.

 

bir yorum bırakın