Kapalı ve Açık İnovasyon Nedir? Şirketler için Ne Anlama Gelir?

Çağımızda firmaların etkinlik gösterdikleri alanların çevresel koşulları, teknolojik gelişmelerle birlikte sürekli değişiklik göstermektedir. Buna bağlı olarak rekabet koşulları da teknolojinin gelişmesi ile değişmekte ve zorlu koşullar yaratmaktadır. Çok hızlı bir şekilde gerçekleşen değişimlerde firmalar, yaşadıkları belirsizliği gidermek, hedeflerine ulaşmadaki zorlu yollarda yönünü bulmak ve sürekliliklerini sağlamak için inovasyon kavramına yöneltir. İnovasyon ile bir şekilde tanışan firmalar yenilikçilik kelimesi ile de tanışmış olurlar.

Ürünlerini değiştirip geliştirmek, yeni pazarlara girmek gibi hedefleri olan işletmelerin belirsizliklere karşı durarak, öne çıkmasını kolaylaştıran inovasyon tekniklerine ihtiyaçları olacaktır. İşletmelerin yenilikçilik anlayışının nasıl şekil alacağı ile ilgili iki model bulunur. Kapalı ve açık inovasyon olarak adlandırılan modellerin ne olduğunu, olumlu ve olumsuz sayılabilecek yönlerini yazımızda açıklayalım. Öte yandan her İki inovasyon modelinin özelliklerini de açıklayarak karşılaştırma yapalım.

Kapalı İnovasyon Nedir?

Kapalı inovasyon modeli, şirket içinde Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştiren uzman ekipler tarafından yapılır. Bu anlamda kapalı inovasyonu en iyi tanımlayan vurgulardan biri, en basit haliyle “şirket içinde” gerçekleştirilmesidir. Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları noktasında, şirket içerisindeki uzmanların sadece kendileri için çalıştıkları düşünülür. Kâr elde edilebilecek yeni fikirlerin oluşturulması işinden şirket içindeki uzman ekip sorumlu olur. Bu anlayışa göre pazarda ilk fikri bulan fikri kendisi sunar. Böylelikle şirket kendi yenilikçi fikri ile rekabet koşullarında bir adım öne geçer. Fikri mülkiyet hakkının da korunması açısından diğer işletmelerle paylaşmamış olur. Diğer işletmelere karşı patenti alarak taklit etmelerini ve kullanmalarını önler.

Kapalı inovasyonda kurum içi kaynakların en iyi yenilikçilik kaynağı olduğu düşünüldüğünden Ar-Ge çalışmalarına tüketiciler dâhil edilmez. Durum böyle olunca iyi ve yetenekli uzmanları, teknisyenleri veya araştırmacıları şirketin elinde tutması gerekir. Rekabet şartlarında öne çıkmanın en iyi yolu olarak uzman ekibin fikirlerinin yol göstericiliği benimsenmiştir. Aynı şekilde pazarlama ve geliştirme süreçlerinin de şirket içinde kalarak kazanılacağı düşünülür. Bu anlayıştaki handikaplar aynı sektördeki rakiplerin odaklarını yakalayamamak, dış araştırmaları, yaklaşımları sürece dahil edememenin verdiği yavaşlık olarak ifade edebiliriz.

Açık İnovasyon Nedir?

Piyasa koşullarındaki rekabete şirket içi bilgi kaynaklarının dışına çıkarak dış kaynaklarla işbirliği yapılmasına “açık inovasyon” diyebiliriz. Açık inovasyon modeline göre yeni pazar ve kaynak arayışındaki şirketler; müşteriler, akademisyenler, kendi alanının dışındaki şirketler hatta rakiplerle işbirliği yapar. Kapalı inovasyon modelinin aksine açık inovasyon modelinde teknolojinin ilerlemesi ile işbirliği salt şirket içinde kalmamış, şirket dışına taşmıştır. Böylelikle yeni ürün ya da hizmet yaratmadaki risk faktörünün azaltıldığı düşünülür. Bir anlamda da şirketin dışarıdan gelecek yeni fikirlere kendini açması açık inovasyon kavramını tam olarak karşılar.

Görüldüğü gibi açık inovasyon modelinde daha esnek bir anlayış söz konusudur. Kapalı inovasyondaki anlayışın aksine şirket bünyesinin dışındaki uzmanlarla çalışabilir. Fikirlerden kar elde etmek için fikri ilk bulanın kendi şirketi olması anlayışı yerine iyi bir iş modeli bulmayı öncüller. Başka firmaların kendi inovasyon modellerinden kazanç elde etmesi olanak tanıdığı gibi başkalarının fikirlerini satın alıp kendi de kar edebilir. Bir adım daha ileri gidip açık fikir toplama platformları oluşturarak üniversitelerden, fikir üretenlerden ya da paydaşlardan yararlanarak projeler geliştirebilir.

Açık inovasyonun daha geniş kapsamlı olması, araştırmaya erişimi kolaylaştırması, rakipleri yakından takip ederek işbirliği yapacak seviyede olması yaklaşımları şirketler için maliyetlerin düşük olması açısından da avantajlıdır. Kapalı inovasyon modeline göre ise dezavantajlı olabilecek yönleri ise piyasa ilk giren olmanın kendisi olmasını önemsememesi, fikri mülkiyet sorunlarının doğabilecek olması, kontrol etmenin görece daha zor olması gibi maddeleri sıralayabiliriz. Açık inovasyonun çıktığı dönemde yalnızca teknoloji firmaları kullanıyor olsa da zaman içinde farklı sektördeki firmalar da açık inovasyon modeli yaygınlaşmaya başlamıştır.

Açık ve kapalı inovasyon tekniklerine dair eğitim ve Yeni Nesil Çıktı Odaklı Danışmanlık noktasında destek almak için Makers Türkiye ekibiyle iletişim kurabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.