İşler Otomasyonla Nasıl Değişecek?

OtomasyonDördüncü Sanayi Devrimi (Endüstri 4.0) çağına geçiş süreci, yaklaşık bir yıldır dünyayı derinden etkileyen Covid-19 pandemisi nedeniyle hızlanmış durumda. Hâlihazırda yapılan işlerin hafife alınamayacak kadar büyük bir bölümü, bu şartlar altında otomasyon riskiyle karşı karşıya. Bu riske karşı en savunmasız olanlarsa düşük eğitimli kesim. Kimi meslekleri geçmişte bırakacak olsa da otomasyonun yeni işler de yaratması bekleniyor. Peki, işler otomasyonla nasıl değişecek? Merak edenler için derledik:

Covid-19’un Etkileri

Kıtaların hepsinde sağlıktan eğitime tüm alanlardaki dengeleri sarsan Covid-19, aynı zamanda milyonlarca kişinin işini kaybetmesine ve ekonomik krizlere de yol açmıştır. Bu nedenle büyük ekonomiler dahi belirsizlikler nedeniyle eylem planları hazırlamak durumunda kalmıştır. Hâl böyleyken otomasyonun, alışılagelmiş işlerin tarihe karışmasına neden olması bekleniyor. Bu durum her ne kadar otomasyonun yaygınlaşmasına bağlı olarak beklenen bir son gibi görünse de Covid-19’un süreci hızlandırdığı söylenebilir. Pandemi sonrası karşı karşıya kalınması beklenen en büyük zorluk, ekonomilerin yeniden inşasında insanları göz ardı etmemek olacaktır. Bu doğrultuda yeni teknolojilerin insan merkezli kalmansın sağlanması, toplumun tamamına hizmet anlayışının benimsenmesi görüşü yaygındır.  

Otomasyonun Dünya Genelindeki İşlere Etkisi

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), ekim ayında Mesleklerin Geleceği Raporu 2020’yi (The Future of Jobs Report 2020) yayımlamıştır. 26 ülkeyi kapsayan bir çalışma ile oluşturulmuş raporda otomasyonun etkisine ilişkin en keskin tahmin, yaşanacak robot devriminin dünya genelinde 97 milyon istihdam yaratacağı ve yine yaklaşık olarak aynı sayıda istihdamı yok edeceği. 

Raporda, iş gücünün tahmin edilenden daha yüksek bir hızda otomatikleştiği ve 2025’e değin 85 milyon işi kesintiye uğratacağı belirtiliyor. Bir diğer ifadeyle yeni düzende otomasyon, insan ve makine arasındaki iş bölümünde büyük oranda değişiklik yaşanması bekleniyor. İşverenler, önümüzdeki beş yıllık dönem dâhilinde işlerini makinelerle insanlar arasında eşit biçimde paylaştıracak. 

Muhasebe, veri girişi veya idari destek gibi alanlardaki roller de dijitalleşme ile otomasyonun artışına ters orantılı olarak azalıyor. Makinelerin anılan bu rollerden hariç hem beyaz hem mavi yakalıların rutin işlerine de odaklanması bekleniyor. Bunun yanında insan becerilerine ihtiyaç duyan rollere talebin artışa geçeceği tahmin ediliyor. Otomasyona bağlı değişikliğe uğrama tehdidiyle en fazla karşı karşıya olan işler, yönetim ve veri işlemeyle ilgili. Bununla birlikte; bakım, büyük veri ve yeşil ekonomi noktalarında yeni işlere ihtiyaç duyulacak. 

Araştırma sonuçları ayrıca, şirket yöneticilerinin belirsizlikler netleşene kadar bekleme hatasına düşmeyip dijitalleştirme ile yeni teknolojileri devreye alma planlarını hızlandırdığını ortaya koyuyor. Oransa hiç de yadsınabilecek boyutta değil: Şirket yöneticilerinin %80’inden fazlası bu çalışmalara başlamış durumda. En az %50’si ise kimi rollerin otomasyonunu hızlandırmayı bekliyor. Geçmiştekinin aksine iş yaratmanın yavaşladığı, iş yok etmeninse hızlandığı, raporda dikkat çeken bir diğer gelişme. 

Raporun oluşmasına katkıda bulunan işletmelerin %43’ü, teknoloji entegrasyonunun yükü azaltacağı gerekçesiyle iş gücünü azaltmaya hazırken %34’ü yine aynı nedenle iş gücünü genişletmeyi planlıyor. Öte yandan yaklaşık 3’te 2’si, bir yıl içinde çalışanlarının becerilerinin artırılmasından ve/veya yeniden beceri kazanmalarından yatırım getirisi bekliyor. Çalışanların %46’sı ise bağlı oldukları kuruluşlarda yeniden görevlendirilmeyi bekliyor. 

Dünya Ekonomik Forumu Değişim Direktörü Ne Diyor?

Dünya Ekonomik Forumu Değişim Direktörü (Manging Director, World Economic Forum) Saadia Zahidi’nin konu hakkındaki yorumu şöyle:

“Covid-19, ‘geleceğin iş dünyası’nın gelişini hızlandırmıştır. Covid-19 sebebiyle yaşanan durgunluk ve hızlanmış olan otomasyonun etkisiyle iş gücü piyasalarındaki mevcut dengesizlikler eşitlenmiştir. 2007-2008 yılındaki küresel mali krizinden bu yana elde edilmiş kazanımlar da böylelikle tersine dönmüştür. Bunun anlamı, işçiler için ikili bir kesinti senaryosudur. Değişikliğin proaktif yönetimi için açılmış fırsat penceresi hızla kapanıyor. Hükûmetler, işletmeler ve çalışanlar, global iş gücüne yönelik yeni bir vizyon geliştirmek için ivedi bir şekilde birlikte çalışma planı yapmalıdır.”

Zahidi’nin “ikili bir kesinti senaryosu” ifadesinin yorumlanması faydalı olacaktır. Çalışanlar, hem otomasyondan hem de Covid-19’un yarattığı ekonomik krizden kaynaklanan iş kaybıyla karşı karşıya gelebilir. Zahidi’nin bir başka açıklaması daha dikkat çekici:

“Gelecekte, en rekabetçi işletmelerin, insan sermayelerine -çalışan yetkinliklerine- yoğun bir şekilde yatırım yapan şirketler olduğunu göreceğiz.”

Makers Türkiye’nin ekiplerin Uzaktan Çalışma Yöntemleri ve Çevik ya da Tasarım Odaklı Düşünme ile çalışan yetkinliklerini artırdığımız Danışmanlık servislerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Bu açıklama da işaret etmektedir ki otomasyon kimi rolleri ortadan kaldırırken kimi rollerin önem kazanmasına yol açacak. Bu nedenle hayat boyu öğrenmenin kurumsallaştırılması, yetkinliklerin geliştirilmesi gerekiyor ki otomasyonun eksik kalacağı noktalardaki fırsatlar değerlendirilebilsin. İşletmelerin, yeniden beceri kazanma, beceri geliştirme ve iş geçişini konularını bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmesi bu noktada oldukça önemli. 

 

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.


bir yorum bırakın