İnovasyon Yetkinliklerinizi Ölçmek Neden Gereklidir?

Latince kökenli “inovasyon” kelimesinin Türkçe karşılığı “yenileşim”dir. Günümüzde inovasyon, şirketler için fark yaratan bir kavram haline gelmiştir. Bu noktada elbette her yeniliğin veya yenilik fikrinin bir inovasyon olduğunu düşünmek ise doğru bir yaklaşım değildir. İnovasyonun esas odaklandığı nokta, ilgili platforma ya da projeye “değer” katabilen bir yeniliğin olup olmamasıdır. Yani şirketler için yenilikler, buluşlar üretmek eğer bir değer katmıyorsa inovasyona dönüşmeyebilir.

Bulunan yeni fikirler, firmaların sorunlarını çözmek, yeni yatırımlar yapmak, büyümeyi desteklemek gibi amaçlara hizmet etmelidir. Rekabetçi piyasa koşullarında şirketlerin inovatif zihniyete sahip olmaları ise onları öne çıkaran özellikleri arasındadır. Böylesine soyut bir kavramın değerlendirmesini ve neticede ölçümlerini yapmak, ilk bakışta oldukça zor gibi görünebilir. Dilerseniz şimdi şirketlerin inovatif zihniyet ölçüm biçimleri ile ilgili nasıl bir sürece dahil olduklarına daha yakından bakmaya çalışalım.

İnovasyon Ölçümü Nedir ve Neden Gereklidir?

İnovasyon gibi yenilikçi fikirlere dayanan bir kavramın ölçümünü fikir somutlaşmadan yapabilmek, kulağa muhakkak ki biraz zor gelebiliyor. Somutlaşmayan yani henüz fikir aşamasında olan bir inovasyonun, geliştirilip pazara sunulmadan önce yenilikçi olup olmadığını anlamak, şartları oldukça zorlayan bir öngörüye sahip olmak demek.

Yapılan araştırmalara göre somut olmayan, değişkenlikler gösterebilen pek çok ayrıntıya dayanması nedeni ile inovasyon ölçümü oldukça zor bir süreçtir. Birçok şirket, inovatif zihniyetini geliştirse dahi inovasyon performansını ölçümlemekte zorlanabilir. Bunun için bazı yaratıcı ve etkili yöntemler uygulanır. Yeni ürünlerden elde edilen gelir yüzdesi, artan gelir, kar marjı ve de yeni ürünlerin pazar payları detaylı olarak hesaplanır. Bunların sonuçlarına dayanan metrikler, çok daha sağlıklı bir şekilde inovasyon ölçümü yapılmasını sağlar.

Somut sonuçlara dayansa bile inovasyonun kendisini ölçmeye yetemeyebilir. Bunlar sadece arkanızda neler olduğuyla ilgili fikirler verebilir. Şirketler bahsettiğimiz metriklerin ölçümleri ile hareket edemeyebilirler. Bu metriklerle yapılan ölçümler inovasyon adına güvenilir bilgiler sağlasa da gelecekte yapılacak olan inovasyonun başarısı ile ilgili doğrudan yardımcı olamayabilir. Diğer bir deyişle hangi konularda değişim yapılması gerektiğini belirlemeyebilir. Sürekli inovasyon için inovasyon kapasitesinin ölçülmesi de gerekir.

İnovasyon Kapasitesi ve Kabiliyeti Nedir ve Nasıl Geliştirilir?

İnovasyon kapasitenin geliştirilmesi, yeni fikirlerin ve buluşlardaki süreçlerin sistematik ve tekrarlanabilir olmasının sağlanması anlamına gelir. Şirketler inovasyon kapasitesini veya inovasyon kabiliyetini geliştirmek için kültür ve süreç gibi inovasyona yardımcı olan etmenleri değerlendirmelidir. Ayrıca inovasyon kabiliyetini ölçümlemek, inovasyon için stratejiler oluşturmanın yanı sıra söz konusu inovasyonun hedefe ulaşıp ulaşmayacağının nedenlerini anlamaya da yol açar.

Bir inovasyonun nasıl başarılı veya başarısız olduğunu anlamak, şirketlerin gelecekleriyle ilgili öngörü kazanmasına yardımcı olur. Böylelikle bugünden gelecekte oluşturacakları inovasyon fikirleri veya girişimleri için performanslarını ayarlar, iyileştirmeler yapabilir ve de oluşabilecek maddi veya manevi zararlardan kendilerini koruyabilirler. İnovasyon açısından şirket adına doğru olmayacak bir fikir ile zaman veya maddi kayba uğramadan kurtulabilirler.

İnovasyon YETKİNLİĞİ Nasıl Ölçülür?

İnovasyon yetkinliği ölçmek için kullanılan üç metrikten bahsedelim. Bunlardan ilki yeniliğin katkılarını ölçümlemek olacaktır. Her yenilikçi fikrin öncelikle kaynağını anlamanız oldukça önemlidir. Farklı departmanlardan inovasyon için alacağınız bilgilerin yanında eğer yenilikçi fikrin katkılarını ölçmek istiyorsanız; doğrudan müşterilerden gelen inovasyon portföyünün yüzdesi, katılım yüzdesi ve geri bildirimlerin alan girişimi sayılarına ulaşılmalıdır.

İnovasyon yetkinliği ölçülmesinde stratejik portföy metrikleri de kullanılır. Burada yapılacak yeniliğin ne kadar yolunda gittiğini ve belirlenen hedef ile uyumlu bir biçimde sürecin ilerleyip ilerlemediği görülür. Son olarak da hesaplanmış risk alma inovasyon kabiliyetinin ölçülmesinde kullanılır. Bu alanda riskin dengeli alınması veya başarısızlıklardan alınan somut derslerden söz edebiliriz.

Önemli olan başarısızlık karşısında ne denli dürüst davranılabildiğidir. Risk alamamak, yeniliği sınırlandırabileceği gibi inovasyon için de başarı oranını düşürebilir. Bu sebeple şirketlerin risk toleranslarını arttırarak güvenli biçimde bu durumdan yararlanmaları önemlidir.

Siz de şirketinizde inovasyon yetkinliklerinizi ölçmek istiyor ve rakiplerinizin bir adım önünde yer almak istiyorsanız, Makers Türkiye ekibi iletişim iletişim adreslerimizden ulaşabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.