Girişimler ve Kurumsal Çalışma Ortamları Arasındaki Farklar

Pozisyonun kendisi kadar sahip olduğu çalışma ortamı da son derece önemlidir. Şirket kültürünün bu ortamın oluşmasında büyük bir etkisi bulunur. Girişimler genç, yenilikçi ve işbirliğine açıkken diğer taraftan kurumlar ise ağır işleyen, resmi ve hiyerarşik bir düzene sahiptir. Her iki tarafında bazı avantajları ve dezavantajları bulunuyor. Bu noktada çalışma ortamı seçiminde çalışanların uyum sağlayabildiği ortam öne çıkıyor. 

Yeni girişimlerde bulunmak isteyenler şimdi sıra sizde! Makers Türkiye’nin “kurumsaldan çıkmak, farklı bir şeyler yapmak” isteğini karşılamak üzere Yalın Girişimcilik gibi metodlarla kurguladığı Türkiye’de ilk KollektifStartup programımıza dahil olun.

 

Üretkenlik

Girişimlerde işler genellikle bireysel adımlar ile ilerler. Burada çalışan insiyatif almadığı sürece, çözeceği bir problem ya da iş bulunmaz. Bu nedenle proaktif bir çalışma alışkanlığı girişimlerle birlikte çalışmak açısından değerlidir. Kurumsal yapılarda çalışanların çözmesi istenen problemler müşteriler ya da yöneticiler tarafından oluşturulur. Tamamlanması gereken hedefler ve görevler bulunur. Bu noktada yapılacaklar listesi hazırlamak daha kolaydır. 

 

Etki

Bir hata ya da başarı ile girişimleri etkilemek daha kolaydır. Burada çalışanın başarısı girişimin başarısıdır ya da tam tersi de gerçekleşebilir. Kurumsal çalışma ortamında ise bireylerin genele etkisi çok daha azdır ve çok az değer katar. Bu durum hem başarı hem de başarısızlık durumlarında geçerlidir. Kişinin bu noktada tam olarak ne aradığı gerçekten önemlidir. Etkisiz eleman olmak ya da risk alabilmek seçimde belirleyici olur. 

 

Sorumluluk

Sorumluluğun girişimlerde inanılmaz derecede yüksek olduğu biliniyor. Özellikle ilk aşamalarda çalışanlardan esnek davranması bekleniyor. Kurumsal çalışma ortamında ise çalışanlara yerine getirmeleri gereken bir rol veriliyor ve sadece bu alanda sorumluluk yükleniyor. Bu da daha az stres, daha az değişiklik, daha tutarlı görev ve sorumluluk anlamına geliyor. 

 

Öğrenme

Görevler girişimlerde sürekli olarak değişmeye eğilimlidir. Bu nedenle öğrenme eğrisi yüksektir ve yüksek kalmaya devam eder. Diğer taraftan çalışanlara nadiren verilen eğitim ve araçlar, çalışanların işini zorlaştırabiliyor. Girişimlerde çalışanların kendi gelişimlerini kendilerinin sağlaması gerekiyor. Kurumsal çalışma ortamlarında ise çalışanların iş için ihtiyaç duyacağı eğitimler, ekipmanlar ve araçlar hazır bulunuyor. Öğrenme eğrisi başta yüksek olsa da kısa bir süre içerisinde bu eğri düz bir hale geliyor. 

 

Ekip

Hem şirket hem de müşterilere bir değer yaratmak için girişimler ekip çalışmasını teşvik etmeye çalışıyor. Bu nedenle ekibin başarısızlığı aynı zamanda bireylerin başarısızlığı olarak değerlendiriliyor. Kurumsal çalışma ortamında ekip çalışması her ne kadar önemli olsa da çalışanlar ekosistem içerisinde yalnız kalıyor. Bireysel hedeflerin yerine getirilmesi ekibin yarattığı toplam değer içerisinde çok küçük bir etkiye sahip oluyor. Bu da rekabetin öne çıkmasını sağlıyor. 

 

Adanmışlık

Girişimlerde çalışanların aldığı her tatil, hastalık ya da izin şirketin performansına direkt olarak etki ediyor. Bu diğer çalışanların da kişisel hayatlarını etkiliyor. Kurumsal çalışma ortamında ise bu durumlar çok büyük etkilere neden olmuyor. Kurumsal yapının sürdürülebilir olması aynı zamanda çalışanların sosyal hayatlarının daha düzenli olmasını sağlıyor.

Startup bir firma olarak Makers Türkiye’nin ” Hepimiz girişimci olmak zorunda değiliz, ama girişimci gibi düşünmek zorundayız ” düşüncesiyle yola çıktığı kurumlarda ekiplerin ve projelerin başarıya ulaşmalarını kolaylaştıran Girişimci Gibi Düşünmek Crash Course’umuzu 2 saatlik ya da 1 günlük kurgular ile kurumlarda gerçekleştiriyoruz. Bize ulaşın: etkiyarat@makersturkiye.com

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.


*

bir yorum bırakın