EX ve Çalışan Bağlılığı Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bir kurumun başarısında pek çok faktörden söz etmek mümkün olsa da genel olarak çalışanların niteliğini ve performansını odak noktasına yerleştirebiliriz. Daha doğru bir ifadeyle etkili ve doğru iş gücü, uzun vadeli başarıyı elde etmenizi sağlar. Çalışanların potansiyellerini ortaya çıkarmak büyük oranda onları mutlu etmek ve motivasyonlarını diri tutmakla ilişkilidir. Tam da bu süreçte EX (çalışan deneyimi) ve çalışan bağlılığı gibi kavramlardan söz etmek gerekiyor.

Bugün geçmişe nazaran pek çok şirket çalışan deneyimi ve çalışan bağlılığı gibi konularda önemli bir yol almaya başlamıştır. Buna rağmen hala birçok şirket, çalışanlarını salt maddi noktalar üzerinden motive etmeye odaklanıyor. Oysa günümüzde her şey gibi iş dünyasının dinamikleri de oldukça değişmiş durumda. Çalışanlarınızın doğum günlerini kutlamak ya da maaşına zam yapmak size bağlılığını garanti etmez. Bu noktada şirketin bazı yaklaşımları tam anlamıyla bir şirket kültürü haline getirmesi gerekir.

Yöneticiler ile çalışanlar arasındaki bağ, henüz mülakat aşamasında başlar. Bu andan çıkış sürecine kadar tüm etkileşimler, söz konusu deneyimin tonunu belirler. Kalifiye personellere sahip olmak, bugünkü rekabetin en önemli tarafını oluşturuyor. Çalışan bağlılığını muhafaza etmek ve çalışan deneyimini mükemmelleştirmek, bu nedenle şirketler için çok kıymetli bir konu haline gelmiştir.

Çalışan Deneyiminin Yükselişi

Çalışan deneyimi ya da bir başka deyişle EX, çalışanın yaşam döngüsünde oluşan her şeyin toplamıdır. İşe başladığı günden son iş gününe kadar olan süreyi kapsar. İşe alım, yerleştirme, geliştirme, elde tutma ve çıkış olmak üzere toplamda beş ayrı aşaması bulunur. İşe alım aşamasında şirket kültürü tanıtılır ve gerekli güven inşa edilir. İşe yerleştirme aşamasında çalışanın görece yumuşak koşullarla karşılaşması, uyumunu ve şirketle ilgili izlenimlerini olumlu hale getirir.  Çalışanlar şirket kültürüne ve iş tanımına dair genel bir fikre sahip olurlar.

Geliştirme ve elde tutma aşamalarında çalışanlar, kültürün bir parçası haline gelmiştir. Dolayısıyla da şirketin gelişimine de doğrudan katkı sunmaya başlar. Gündelik rutinler dışında, iş özelindeki ilişki ve etkileşimler, çalışan deneyimini önemli oranda etkiler. Çıkış aşamasında ise yöneticilerin yaklaşımları, markanın imajı ve sonraki aday için iyi bir referans yaratır. İşletmeler, nitelikli personelleri elde tutmak adına çalışan deneyimine gerekli önemi vermelidir.

Çalışanların sürekli değiştiği ya da işten ayrıldığı bir senaryoda hem olumsuz bir marka imajına sahip olabilirsiniz hem de bu durum ciddi zaman ve maddi kayıpları beraberinde getirir. Kısacası şirketler, doğrudan ya da dolaylı şekilde çalışanlarının başarısına katkı sunmaya çalışmaktadır. Bu çabanın karşısında da anlamlı bir yanıt beklerler. Kusursuz bir çalışan deneyimi, söz konusu karşılığı fazlasıyla verecektir.

Kişiselleştirilmiş Deneyimlere Odaklanmak

Çalışan deneyimi kavramını genel ve standart bir unsur olarak görmek de hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü çalışanlar artık büyük ölçüde kişiselleştirilmiş bir deneyimi sürecine öncelik veriyor. Daha da ötesi bu deneyimin değerleri ve inançları ile uyumlu bir çerçeveye sahip olmasını bekliyor. Şirketler son 15 senede bunu pekiştirmek adına sosyal medyanın gücünden etkin bir şekilde yararlanmayı başardı.

Çalışan deneyimi (employee experience) konusunda başarılı bir yaklaşım sergilemek isteyen şirketlerin, EX temel bileşenlerini iyi tanıması gereklidir. Bu temel bileşenler arasında şirket kültürü, fiziksel çalışma ortamı ve iş yeri teknolojisi yer alır. Şirket kültürü, çalışanları birbirine bağlayan ana omurgadır. Dolayısıyla çalışırken tam anlamıyla nasıl hissettiğiniz, şirket kültürü ile doğru orantılıdır.

Fiziksel çalışma ortamının ise çalışan deneyimi ve bağlılığı konusunda müthiş bir etkisi bulunur. Liderlerin çalışma ortamını iyileştirmek adına çok daha dikkatli davranmaları gerekir. Çalışanlara bu konuda yapılacak anketler, önemli bir referans olabilir. Öte yandan teknolojinin her anlamda dokunduğu, geleneksel çalışma metotlarına körü körüne bağlı kalmayan ve uzaktan çalışma tekniklerini benimsemiş şirketler, çalışanlar için net bir memnuniyet nedenidir.

İyi Bİr Çalışan Deneyimi, Çalışan Bağlılığının Şartı

Çalışan deneyimi ile çalışan bağlılığı arasında organik bir ilişki olsa da her iki kavramı ayıran ince çizgiler söz konusudur. Çalışan deneyimi, çalışan bağlılığının bir tür ön şartıdır. Daha doğru bir ifadeyle çalışan deneyimini girdi, çalışan bağlılığını ise çıktı olarak görmek olasıdır. Çalışan bağlılığına giden yol, mutlaka çalışan deneyimini zenginleştirmekten geçer.  Diğer yandan EX, aşağıdan yukarı doğru tırmanan bir unsurken çalışan bağlılığında bu durum tam tersidir.

Çalışan deneyimi, personelin ihtiyaç ve beklentilerini karşılaşamaya ve kendisini iyi hissetmesini sağlamaya yönelik bir çabanın ürünüdür. Dolayısıyla burada sadece yöneticiler değil çevresindeki çalışanlar da önemli bir role sahiptir. Fakat çalışan bağlılığı doğrudan liderlerin sizden beklediği bir geri dönüştür.

Diğer taraftan EX, sadece çalışan yaşam döngüsüne ve çalışanın memnuniyetine odaklıdır. Çalışan bağlılığı kavramıysa genel olarak iş yerine ve üretkenliğe odaklanır.

Çalışan deneyimi (EX) de çalışan bağlılığı da işletmeler için hayati derecede önemli hale gelmiştir. Kusursuz bir çalışan deneyimi veya çalışan katılımı elde etmek adına etkili ve doğru bir liderlik yürütmek şarttır. Makers Türkiye, üst düzey yöneticilerle ve şirket liderleriyle danışmanlık hizmetleri ve Akademik eğitim kapsamında önemli iş birliktelikleri yürütmeye devam ediyor. Soru, görüş ya da talepleriniz için aşağıdaki alanı doldurabilir ya da iletişim kanallarından bize ulaşabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.