En İyi Agile (Çevik) Dönüşümü Uygulayan Kurumlar

Agile, günümüzde bilgi teknolojileri ve insan kaynakları departmanlarını aşarak finans departmanlarında dahi karşılık bulmaya başladı. Aslında, Agile ya da bir başka deyişle Çevik, çalışanların iş yapma stillerini iyileştirmek adına ve elbette müşteri geri bildirimlerini odak noktaya yerleştirmek adına geliştirilen bir yaklaşımı ifade eder.

Çevik yaklaşımda klasik hiyerarşik yapı yerine çoğulcu ve disiplin merkezli bir takım anlayışı hakimdir. Birbirinden farklı departmanlardan meydana gelen takımların işlemiş oldukları planlar, süreç içinde ufak parçalara bölünür. Ortalama 2-4 haftalık bir zaman dilimi içinde “sprint” ismi verilen çalışma aralıkları üzerinden ürünün ya da hizmetin kademe kademe geliştirilmesi sağlanır. Söz konusu proje yönetimi yaklaşımı yazılım alanını aşıp pek çok sektörde karşılık bulmaktadır. Bu içeriğimizde ülkemizde ve dünyada çevik dönüşümü başarılı bir şekilde uygulayan kurumlara göz atacağız.

Çevik Olmak Neden Önemli?

Yakın tarihteki çalışmalara baktığımız zaman henüz adı konulmasa bile çevik yaklaşımların izlerine rastlamak mümkündür. Bir araya gelen mühendislerin yazılım projelerini daha verimli hale getirmek adına oluşturdukları Çevik Manifesto sayesinde bu kavramın tüm dünyada yaygınlaşmaya başladığını görüyoruz. Özellikle, 1990’lı yılların başında bilgi teknolojilerine pek çok şirketin yatırım yapmaya başlaması, çevik proje yönetiminin de güçlenmesini sağladı. Bugün özelinde baktığımızda agile yalnızca yazılım alanını ilgilendiren bir anlayış olmanın ötesine geçmiştir.

Çevik yaklaşımlarda başarılı olmanın önemli ölçütlerinden bir tanesi ekipler arasındaki etkileşimi üst düzeyde tutmak ve hızlı bir adaptasyon becerisine sahip olmaktır. Şirketler, çevik metodolojiyi uygularken hem şirketlerinin hem de dahil oldukları sektörün iç dinamiklerine göre hareket etmek durumundadır. En basit tanımla çeviklik, organizasyonların projeler devam ederken her türlü değişime hızlı bir şekilde yanıt verebilme ve manevralar gerçekleştirebilme becerisidir.

İçinde yer aldığımız dijital çağ ile beraber kurumsal işletmeler, müşteri memnuniyetini arttırmak adına çevik yaklaşımlara başvurmak zorundadır. Hatta, çevik bir anlayış ile yürütülen projelerde müşteriler sürecin etkin bir öznesi haline getirilmektedir. Projenin bir bütün olarak değil de kendi içinde odaklanılan ufak parçalara bölündüğü agile metodunda müşteri geri bildirimleri, önemli belirleyici noktalar arasındadır. Bu süreç, hem ekiplerin hem de proje sahiplerinin motivasyonunu yüksekte tutma noktasında da oldukça etkilidir.

Çevikliği Benimseyen Şirketlerin Sayısı Artıyor

Agile pratiğinin ana temalarını; yalınlaştırılmış iş, müşteri memnuniyeti ve yeni nesil yönetim anlayışı oluşturmaktadır. Bunu bir noktadan sonra bir şirket kültürü haline getirmeyi başaran işletmelerin sayısı ülkemizde ve dünyada günden güne artmaktadır. Geleneksel proje yönetimi yaklaşımlarını tümüyle reddeden ve çalışmalarını bu anlayışın ışığında sürdüren şirketler arasında Facebook, Airbnb, Spotify, Netflix, Amazon, Instagram ön plana çıkmaktadır. Bu büyük şirketlerin agile yaklaşımları sayesinde ortaya koyduğu yıkıcı etkiler birçok kurumsal işletme için de cesaret verici oldu.

Bugün çevik proje yönetimi; örneğin bankacılık gibi bir sektörde oldukça ciddi bir karşılık bulabilmiştir. Hollanda merkezli bir şirket olan ING, 2015 senesinde bu etkili modele geçiş yapmıştı. Bu kapsamda organizasyonuna bağlı tüm iş yapma biçimlerini ve elbette iş tanımlarını yeniden yapılandırmıştı. ING bu geçişini; “Hiyerarşik bir örgütlenme modelinden düz, sade ancak uyarlanabilir bir örgütlenme modeline geçiş” şeklinde tanımlıyor. O dönemden itibaren de kurum çözümlerini işbirlikçi bir anlayış ve yakın müşteri etkileşimi ile sürdürüyorlar.

Çevik organizasyonu kendi bünyesinde neredeyse kusursuz bir şekilde uygulayan şirketler arasında Google, Microsoft ve Barclays’ı da örnek olarak gösterebiliriz. Bu şirketler aynı zamanda çevik metodolojinin bir sonucu olarak pek çok startup kurumsal yakınsaması (girişim işbirliklerini)  oluşturmaktadır. Microsoft, çeviklik anlayışını şu dört temaya dayandırmaktadır: müşteri memnuiyeti, yalınlaştırılmış iş, tüm şirkete yayılan çeviklik ve kültür.

Kurumlarda Çevİk Kültürü Oluşturmak

Çevik dönüşümü uygulayan global şirketler, piyasada ciddi bir rekabet avantajı yaratabiliyor. Bu sayede şirketler öngörü, algı veya reaksiyon noktasındaki becerilerini arttırabiliyor. Teknolojideki hızlı dönüşüm, organizasyonların proje yönetim süreçlerinde benimsedikleri metotları gözden geçirmelerini sağlamıştır.

Agile yaklaşımın sunduğu pratikler, söz konusu işletmeler adına bir kurtarıcı niteliğindedir. Ülkemizde de çevik proje yönetimi metodunu benimseyen şirketlerin sayısı gün geçtikçe artış göstermektedir. Fakat, bu sürece dahil olan bütün şirketlerin istisnasız şekilde başarılı olduğunu söylemek elbette mümkün değil. Bu süreçte çevikliğin gerçek anlamda tüm organizasyona yayılması ve bir kültür haline gelmesi, en temel başarı ölçütü olarak kabul görür.

Türkiye’de Vodafone, Akbank, Yemeksepeti, Turkcell, GittiGidiyor, Çiçeksepeti, Penti, İş Bankası, Yapı Kredi, NN Hayat ve Emeklilik gibi platformlar, çevik dönüşümü oldukça başarılı şekilde uygulayan kurum ve işletmeler arasında sıralamak mümkündür.

Makers Türkiye olarak; deneyimli ekibimizle birlikte agile alanında kurumsal firmalara  danışmanlık desteği sunuyoruz. Bu konuda bizimle iletişime geçerek detaylı bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.