Elektrikli Araçların (EV) Geleceği

Elektrikli araçların geçmişi, sandığımızdan çok daha eskidir. Petrol kaynaklarının ciddi ölçüde tükenmeye başladığı günümüzde, alternatif enerji kaynakların konuşulmasında ve yatırımlarında artış söz konusu oldu.  Alternatif enerji kaynaklarının görece daha uygun maliyetli olmaları ve çevreye daha az zarar vermeleri, üreticilerin odaklandığı öncelikli kriterler arasında yer aldı. Kriterleri ve ihtiyacı göz önüne aldığımızda, yapılan yatırımların başında elektrikli araç teknolojilerini (EV) ilk sırada olması şaşırtmıyor. Oysa ki, tarihteki ilk elektrikli otomobilin 1800’lü yılların sonunda üretildi. O dönem üretilen elektrikli araçlar yerini kısa süre sonra içten yanma modellere bırakmak durumunda kaldı.

İçten yanma taşıtlar, fosil yakıt kaynaklarıı yerini yavaş yavaş elektrikli araçlara bırakacak. Elbette bu geçişin birden ve çok hızlı bir şekilde gerçekleşmesi beklenmiyor. Ancak birçok gelişmiş ülke, önümüzdeki 10 sene içerisinde üretilen her üç otomobilden en azından bir tanesinin elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor.

 

 

Elektrikli Araçlar (EV) Hangi Avantajlarla Geliyor?

Elektrikli araçlar konusu bugünlerde hiç olmadığı kadar popüler. EV ya da Electric Vehicles gibi isimlerle de anılan bu teknoloji, içten yanma araçlara göre çok daha iyi bir performans sunabileceği iddiasına sahip. Bugün üretimi gerçekleşen elektrikli araçların ciddi bir kısmı, bu tip iddiaları fazlasıyla karşılıyor. Menzil, hız, gelişmiş batarya potansiyeli, tasarım ve konfor açısından elektrikli araçlar, tam anlamıyla benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Elektrikli araçlar, otomobil sektöründe her zaman aktif bir gündem maddesi olarak yerini aldı ancak üreticiler bu teknoloji ilerletme noktasında son derece yavaş davranmayı tercih etti.

Enerji kaynakların tükenme riskiyle karşı karşıya olduğumuz dönemde, otomobil üreticileri bu alana hiç olmadığı kadar yatırım yapmaya başladı. Yeni bir alan olarak yakın gelecekteki yerini büyük ölçüde alacak olan elektrikli otomobil teknolojisine üreticiler her anlamda hazır olmaya çalışıyor. Üreticiler salt otomobillerin teknik özelliklerine değil, aynı zamanda müşteri davranış biçimlerine, tüketim alışkanlıklarına, kısaca deneyim tasarımının gerektirdiği tüm detaylara odaklanmak durumunda. Çünkü elektrikli araç teknolojisi, kullanıcılar adına deyim yerindeyse yeni bir çağı başlatmış olacak. Bu pazarı doğru analiz eden ve güçlü öngörülere sahip olan elektrikli otomobil üreticileri, kullanıcıların beklentileriyle örtüşen bir üretim anlayışı geliştirecek.

Şarj Altyapısı En Ciddi Problem

2030 senesine kadar elektrikli araçların maliyetleri, standart otomobillerin maliyetlerine yaklaşacak. Bu da elbette söz konusu araçlara yönelik çarpıcı yeniliklerle bağlantılı bir durum. Kullanıcılar ise daha çok, şarj altyapısındaki yatırımların önemine dikkat çekiyor. Elektrikli araçlar için en önemli sorunlardan biri de şarj istasyonlarında harcanan zamanın fazla olması. Bu zaman, kimi durumlarda üç saatin bile üzerine çıkabilmektedir.

EV

Önümüzdeki dönemlerde piyasaya milyonlarca yeni elektrikli aracın girmesi sürpriz değil. Peki mevcut koşullarda yer alan şarj istasyonları bu potansiyeli karşılamaya yetiyor mu? Bu nedenle şu an için asıl odak noktası; kullanıcı memnuniyetini ciddi oranda artıracak, ürün tercihlerini olumlu yönde etkileyecek şarj altyapısıdır. Sadece ABD’de elektrikli otomobil sayısı, 2030’da 26 milyonun üzerine çıkacağı öngörülüyor. Şarj altyapı yatırımları da bu süreçte üretilen araç sayısı ile uyumlu olmak zorunda. Önümüzdeki senelerde istasyon sayısının 2.5 milyon civarına yükseltilmesi, öncelikli hedefler arasında. Şarj hızlarına göre Seviye 1, Seviye 2 ve Seviye 3 adı verilen cihazlar söz konusudur. Tüm bu cihazların maliyetleri, teknik düzeylerine göre değişmektedir.

YENİ OTOMOBİL ŞİRİKETLERİ BU ALANA YATIRIM YAPIYOR

Elektrikli araçlara dair yapılan bir diğer öngörüyse bu araçların yakında internetten satın alınabileceği üzerinedir. Elektrikli araçlar (EV), otomotiv sektöründeki satın alma alışkanlıklarını da net şekilde etkileyecek gibi duruyor. Söz konusu gelişme, elbette bayi ağlarının da yeniden yapılanmalarını zorunlu kılacaktır. Temel motivasyon, kusursuz ve problemsiz bir deneyim ile tüketicilerin satın alma kararlarını etkilemektir. Kısa bir süre içinde milyarlarca benzinli aracı, elektrikli otomobillerle değiştirmek elbette gerçekçi bir beklenti değildir. Fakat tümüyle elektrikli araçların yer aldığı bir düzene, artık kaçınılmaz bir şekilde yaklaşıyoruz.

Bugün Tesla haricinde birçok dev otomobil üreticisi, bu düzendeki yerini almaya hazırlanıyor. Global otomobil fuarlarına dahi artık bu tip araçlar damga vuruyor. Otomobil sektöründe ana akım haline gelmeye başlayan elektrikli araçlar, ülkemizde de kısa sürede karşılık bulacaktır. Üretici şirketler bugünkü araçların üretimini önümüzdeki 10-15 senenin sonunda tümüyle durdurabileceklerinin altını çiziyor.

Üstün performans sergileyen elektrikli araçlar, çok yakında hayatımızı sarıp sarmalayacak gibi görünüyor. Elektrikli otomobil üretiminde Müşteri Deneyimi’nin (CX) size sunacağı ayrıcalıklardan yararlanmak ve hedef kitlenizle daha kolay buluşmak adına Makers Consulting  danışmanlık hizmetleri hakkında detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.