Başarılı İnovatif Çalışmalar Gerçekleştirmek için Yaratıcılık Tek Başına Yeterli mi?

Günümüzde birbirine en çok benzeyen ancak bir o kadar da karıştırılan unsurların başında “yaratıcılık” ve “inovasyon” geliyor. Hatta pek çok şirket, sadece kurumsal yaratıcılık seviyelerini artırarak inovatif olacağını düşünerek büyük bir yanılgı içerisine düşüyor. Hâl böyle olunca da çalışanlarına ve yöneticilerine birçok yaratıcılık eğitimi aldırıyor ve hatta bu alanda yarışmalar dahi düzenleniyor. Ancak gerçek yaşamda keşke onlara, işlerin bu kadar basit olacağını söyleyebilsek…

 

 

Yaratıcılık Nasıl Ortaya Çıkar ve Gelişir?

Yaratıcı olmak demek, hayal gücü, bilgi ve motivasyon kavramlarının bir arada olabilmesiyle gerçekleşebiliyor. Daha da anlaşılır hale getirmek istersek, bir kişinin yaratıcı olabilmesi için öncelikle o alana ait yeterli bilgi düzeyine sahip olması gerekiyor. Aksi halde bilgi ve deneyim sahibi olmayan kişilerden herhangi bir konu için yaratıcı olabilmeleri beklenmiyor. Elbette diğer faktörler olan hayal gücü ve özellikle motivasyon da olmazsa olmazlardan sayılıyor.

Şirketlerdeki yöneticiler veya liderler, birlikte çalıştıkları kişileri ne denli motive edebilirlerse, çalışanların içindeki yaratıcı potansiyel güç açığa çıkabiliyor. Bu konuda en bilinen teknikler; beyin fırtınası ve zorlayıcı hedeflerin konulması olarak biliniyor. Tam da bu noktada tarihsel bir örnek oldukça açıklayıcı görünüyor. Amerika ile Rusya arasında uzay çalışmaları yarışı giderek daha ateşli bir hâl aldığında, Amerikan Başkanı Kennedy’nin “aya ilk ayak basan ülke” olma hedefi bu konuda çalışanların yaratıcılık düzeylerini artırdı ve gerçekten de sonuç olarak pek çok yeni teknolojinin ortaya çıkması sağlandı.

Yaratıcılık potansiyelinin ortaya çıkması için özgür çalışma ortamları da gerekiyor. Yenilikçi fikirlerin ortaya çıktığı ve özgürce savunulabildiği bir ortamda çok daha büyük fikirler de ortaya çıkabiliyor. Yöneticilerin fikirleri bastırmadığı, çalışanların akıllarına her geleni doğrudan paylaşabildiği ve işbirliğinin yüksek olduğu alanlarda gerçekten yeni fikirler doğuyor.

Yaratıcı Olmak İnovatif Olmaya Doğru Evrilmeli

Yaratıcı olmak, ortaya özgün ve yeni fikirlerin çıkması demek. İnovasyon ise ortaya çıkan bu yaratıcı fikirlerin sosyal ya da ticarî anlamda bir faydaya dönüşebilmesi ile ilgili sayılıyor. Diğer bir deyişle, her bir yaratıcılık fikri sonucunda aslında ortaya yeni bir hizmet veya ürün çıkması gerekiyor. Bunların hiç biri olmasa bile ortaya atılan fikrin, gelecek zamanda sorunun çözümü için bir kilometre taşı olması da inovatif bir hareket olarak değerlendiriliyor.

Gelecek zaman içerisinde bir şirketin inovatif hamleler yapabilmesi için ortaya çıkardığı yaratıcı fikirlerin sektör içerisinde uygulanabilir ve tabii ki faydalı olması esas alınıyor. Eğer yaratıcı fikirler, uygulanabilir sistemler içerisinde değerlendirilmeyip faydalı hale getirilemezse yaratıcılık da bir çeşit öngörüden ileriye geçemiyor. Hatta fikirlerinize sahip olan başka biri yaratıcılığınızı kullanarak onu ticarî fayda kapsamında değerlendirebiliyor.

Yaratıcı fikrin, faydaya yani inovasyon kapsamına dönüştürülememesinin belki de en çarpıcı örneğini ABD menşeli uluslararası teknoloji şirketi Xerox oluşturuyor. 70’li yıllarda yaratıcı olmak konusunda dünyanın başı çeken şirketi konumunda olan Xerox, PARC adlı araştırma merkezinde dünyanın ilk PC’sini, ethernet bağlantısını, lazer yazıcı teknolojisini ve daha pek çok masa üstü teknolojisini halihazırda kullanıyordu. Ancak bunları ticarî bir faydaya dönüştüremeyen şirket, yaratıcılık sonucunda elde ettiği fikirleri diğer şirketlere kaptırdı ve yaptıkları hiçbir girişim tarihe bir “inovasyon” olarak geçemedi. Günümüzde halen bilgisayar ve diğer teknolojileri kullanan herkes aslında o yıllarda Xerox tarafından “yaratıcı” kapsamda ortaya atılan teknolojiyi kullanıyor.

Sonuç olarak yaratıcı olmak kapsamında salt yeni bir ürün veya fikrin üretilmesi aslında insanoğlunun sadece kendini tatmin etmesinden ibaret sayılıyor. Asıl olan ortaya çıkan bu fikirlerin gelecek yıllarda ticarî başarıya ulaşması için sarf edilen çaba inovasyon olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla yaratıcı olmak tek başına hiçbir şey ifade etmezken, asıl olan inovasyon olarak görülüyor. Başka bir deyişle yaratıcılık, pratik uygulama ile birleştirilmeli.

Siz de şirketiniz genelinde 21. yy yetkinliklerini daha yakından tanımak, teknolojik ve inovatif atölyeler ile çalışan kimliğinin değerini artırmak isterseniz, Makers Türkiye’nin eğitim ve danışmanlık hizmetleri sizi bekliyor.

 

Size ulaşmamız için aşağıdaki formu doldurun.