Yeni Bir Eğitim Modeli Olarak Maker

Dijitalleşen yaşam döngüsüyle hayatımızda köklü değişiklikler olması, günümüzde var olan pek çok mesleğin kaybolarak, beden gücüne ihtiyacın en aza inmesi beklenmektedir. Bu değişim ister istemez mesleklerin hazırlayıcısı konumundaki okullar ve eğitim hayatlarımız için de değişimin habercisi olacaktır.

Günümüzde kullanılan eğitim modeli 19.yy’ın başlarında Prusya’da ortaya çıkmış bir modeldir. Öğrencilerin belirli bir müfredat içerisinde ve yıllara yayılmış bir teorik eğitim almasını öngören bu sistem her ne kadar sürekli gelişim gösteriyor olsa da, (özellikle ülkemizde) insan doğasındaki iki önemli unsuru aşındırmaktadır.

  1. Girişimcilik
  2. Analitik düşünme becerisi

Üniversitelerden çıkan başarılı öğrenciler öz güven eksikliği ile gereksiz teorik bilgilerin arasında kaybolarak üretim yapabilecek, çevresine katma değer sağlayabilecek yapıdan çoğunlukla uzaklaşmaktadır. Bu tespit, eğitim gereksiz olduğunu değil, tam tersine doğru noktalara odaklanması gerektiğini desteklemektedir.

İşte burada öğrencilere ve çocuklara küçüklükten beri verilebilecek MAKER eğitimi arzulanan ivmelenmeyi sağlayacaktır. Çocuklar elleriyle dokunabildikleri her aşamasına hakim oldukları projeler ile başarı ve not baskısından uzak şekilde, kendi hatalarını görerek ve düzelterek büyüyeceklerdir. Bu teknik bir çalışmadan çok ötesidir. İnsan özgüveninin yaşlara uygun oyun tadında projelerle ve el becerileri ile geliştirilmesidir. Özgüven gelişimi yetişen nesillerde zaman içinde kendisini gösterecek ve harcanan emek ve kaynağın çok daha fazlasını ülkeye geri getirecektir. Şu kesinlikle unutulmamalıdır. Algoritma ve kodlama becerisi bir mühendislik yeteneği veya zorunluluğu değildir. Her disiplinin hayatın farklı noktalarında bu analitik düşünme becerisine ihtiyacı vardır.

Yakın gelecekte eğitim ve üretim çalışmalarının birleştiği süreçlere daha sık rastlayacağız. Şekil 1’de RWTH Aachen Üniversitesi tarafından kurulmuş gösterimli fabrikadan (demo factory) bir kesit görülmektedir. Gösterimli fabrikaların en büyük avantajı, araştırma-geliştirme ve eğitim faaliyetlerini birleştirerek, kaynak (maddi ve insan gücü) harcamasını düzenlemek olacaktır. Çalışanlar henüz öğrenci seviyesinde üretim ortamını birebir yaşarken, işverenler de bütün üretim süreçlerini çok düşük maliyetlerle simüle edip, gerekli gördükleri değişiklikleri üretim hattını riske atmadan gösterimli fabrikalar üzerinden yapabiliyor. Önümüzdeki süreçte, eğitimden üretime büyük ve hantal yapıların yerine mikro seviyede, hızlı ve etkili stratejiler konulacaktır. MAKER hareketi burada eğitimin dönüştürülmesi ve geleceğe hazırlanması için başta velilere olmak üzere geleceğini planlamak isteyen herkese fırsatlar sunmaktadır. Çocuklarımızın girişimci ruhlarını kaybetmemesi, analitik düşünce yeteneklerini geliştirmeleri ve özgüveni yüksek bireyler olarak yetişmeleri toplumun geneline yansıyacak bir ilerlemeyi de beraberinde getirecektir.

Şekil 1 RWTH Aachen Universitesi DemoFabrik (https://demofabrik-aachen.rwth-campus.com)

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz