Yapay Zekayı Sallayan Çocukla Tanışın

Elon Musk‘ın da içinde olduğu birkaç kişinin kurduğu kar amacı gütmeyen araştırma labatuvarı OpenAI, yaklaşık 2 yıldır kurulduğundan beri tonlarca araştırma makalesi yayımladı. İçlerinden bir tanesi farklıydı. Makaleyi yayımlayan kişi hala bir lise öğrencisiydi.

Üstün zekalı bir çocuk olan Kevin Frans, şu an kıdemli olarak okuduğu kolejin uygulamaları üzerinde çalışıyor. 2 yıl önce, tam 15 yaşında; teknolojinin yüzümüzü ve sesimizi tanıması üzerine çalışan sistemin ağları üzerinde çalışmalar yaptı. Yazılım dahisi ürünlerden olan Atari oyunlarının raporlarından esinlenerek araştırmalar yapıyor ve yapacaklarını yavaş yavaş inşaa ediyor. Frans, yüzünde beliren hızlı gülümsemesiyle “Bilgisayarların, imkansız bulduğumuz şeyleri nasıl da hemen yapabileceğini görmeyi çok seviyorum” diyor. Onun yarattığı yazılımlardan biri, manga çizgi roman tarzında otomatik olarak çizgiler çizen interaktif bir web sayfasıymış.

Frans, yeni fikirlerinden ortaya çıkan problemlerin bir listesini alarak OpenAI laboratuvarına yerleşti. Orada iyi işler yapıyormuş fakat bir uyarı üzerine OpenAI araştırmacısı John Schulman’dan e-mail almış ve biraz zorda kalmış. Gizlilikle ilgili konular hakkında bir sıkıntı çıkmış fakat Schulman, 15 yaşındaki çocuğun blogunu inceledikten sonra şaşırmış ve “Liseye giden bir çocuktan bunları beklemiyordum” demiş.

Frans daha sonra OpenAI’daki bir röportaj sayesinde Schulman ile tanıştı. Geçen yaz, iş için San Fransisko’da Mission District denilen bir yerde çalışmaya başladı ve orada herhangi bir lisans derecesi veya mezuniyeti bulunmayan tek insan. Orada şöyle bir sorunu çözmekle uğraşıyor: Makineler, yeni sorunları çözmek için önceden öğrendiklerinin üzerinden nasıl hızlıca geçebilir ya da onlara bakmaya gerek duymaz?

İnsanlar bunu ikinci kez düşünmeden yapabilir. Siz bir yemek tarifini 2.kez yapıyorken bile soğanları nasıl karamelize edeceğinizi veya unu nasıl eleyeceğinizi öğrenmek zorunda değilsiniz. Buna karşılık, makine öğrenmesi (machine learning) için aynı şey söz konusu değil. Makineler, her yenilikte eski öğrendiklerini tekrar edip üstüne yeni öğrendiği bilgiyi ekler.

Frans’ın yeni raporunda şu problem üzerinde durdu: Bu sorunu çözerseler, robotikler üzerinde büyük bir adım atacaklardı ama ayrıca yapay zeka elementleri üzerinde de bunu yapmaları mümkün müydü? Ardından, sanal bacaklı robotların hangi vücut hareketlerinin çoklu görevlerde uygulanabileceğini öğrenmesi üzerine bir algoritma geliştirdi. Testlerde, iki ya da 4 bacaklı sanal robotların yeni hareketleri öğrenebilmesi için çalışmaları oldu. Bu çalışmalar bazı konferanslarda sunuldu ve “Bu çocuğun yaklaşımı sorunlara yeni çözümler getiriyor aynı zamanda bildiklerimizin ötesine geçen yeni sonuçlar almamızı sağlıyor.” diyor Schulman.

Onun yapay zekaya olan bu ilgisi, Silikon Vadisi’nin kalbi olan Kaliforniya’daki okuluna giderken gittiği yolların havasını solumaktan geliyor olabilir. (Okulunun yolu belki de Silikon Vadisi’ni görüyordur.) Evde de ailesinden yardım almadan projelerine çalışıyormuş. Fakat evlerindeki tek üstün zeka kendisi değil, babası da en az onun kadar zeki imiş.

Frans, yapay zeka uzmanlarının yakın zamandaki geliştiricilerine ileride yardım etmek istiyormuş. 7 yaşındaki kardeşi hakkında “O da kodlamaya ilgi duyuyor, belki ilerde ona yardımcı olurum” diye belirtiyor.

Bu çocuğu bir yere not alalım.

çevirinin kaynağı: https://www.wired.com/story/meet-the-high-schooler-shaking-up-artificial-intelligence/

PAYLAŞ
Önceki İçerikIşık Hızından Daha Hızlı Çalışan 11 İnsan
Sonraki İçerikING Hackathon
Makers Türkiye, öğrenciler, öğretmenler, tasarımcılar, mühendisler ve tüm meraklıların bir araya geldiği, Türkiye'nin ilk ve en büyük maker topluluğudur. Platformda yer almasını istediğiniz tüm duyurularınızı "Sen de Duyur" alanını kullanarak bizimle paylaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz