Sarp Gökdağ ile Maker Sohbetler

Sarp henüz lise öğrencisi. Maker araçlarına ve uzaya çok meraklı. Kendi web sitesi üzerinden hem projelerini, hem de yaptığı kart incelemelerini yayınlıyor. En son yaptığı proje bir uydu! Alçak yörünge için yaptığı bu hobi uydusunu en makul maliyetlere getirmek için, direk Arduino, RaspberryPi gibi kartlar kullanmak yerine kendi devresini tasarlayarak yapmış. Amacı yörüngedeki güneş aktivitelerini izlemek ve mümkünse depremsel titreşimler ile bu güneş dalgaları arasında bir bağlantı bulabilmek. Istanbul MakerLab Sarp için tüm imkanlarını seferber etti ve çalışması için gerekli tüm maker araçlarını ve alanı sundu. Yeni projeler çıktıkça heyecanımızı paylaşıyor olacağız. Sarp’a başarılar diliyoruz ve yaptığımız röportajı yayınlıyoruz!

Selam Sarp Seni Tanıyabilir miyiz?
Merhaba Benim adım Sarp Gökdağ. 16 yaşındayım ve Sainte Pulcherie Fransız Lisesinde 10.sınıf öğrencisiyim ve ben bir Maker’ım.

Proje Geliştirmeye Nasıl Başladın ?
Küçük yaşlarımdan beri uçaklara ve karmaşık yapıları merak etmişimdir.Yaşıtlarımdan farklı olarak kendimi sürekli belgeseller ve ingilizce makaleler okuyarak geliştirmeye çalıştım. 6.sınıf ta Fen Bilgisi öğretmenim okulumuzu temsil edecek bir proje yapmamı istedi. Birkaç gün düşündükten sonra Tektonik hareketlerden(Depremlerden) enerji üretmeye karar verdim.Yarışmayı kazandıktan sonra proje geliştirmeye ve çevreme faydalı olabilecek ürünler geliştirmeye başladım. 8.sınıfta TEOG imtihanı yüzünden bir süreliğine ara vermek zorunda kaldım. Daha sonrasında günümüzde popüler bir ürün olan 3D printerlara yöneldim. 3D printerlar sayesinde projelerim için prototipler oluşturabiliyor ve daha doğru bir yolda ilerliyordum. Geçen seneden beri yaptığım projeleri, kendi adıma açtığım web sitemde paylaşıyor ve benim gibi meraklı olan insanlara adım adım projelerimi nasıl ilerlettiğimi anlatıyorum.

Bu sıralar hangi projeler üzerinde çalışıyorsun? 
Şubat ayından beri CubeSat projesi üzerinde çalışıyorum ve kendi uydu projemi daha da ilerletmek istiyorum. Nasa’nın da üzerinde çalıştığı Fusion Plasma Thruster’ın daha minik bir boyutta olan halini geliştirmek ve uydu projemin üzerine eklemek istiyorum.
Uydu projemi bitirdikten sonra içerisinde bir 3D Printer bulunduran uydu yapmak ve bu 3D Printer sayesinde uzayda kendi parçasını basıp uyduyu genişletebilen bir sistem yapıp üzerinde bulunacak sistemlerle su fışkırtan yıldızları incelemek ve bu sayede gezegenlerde yaşamın nasıl oluştuğunu gözlemlemek istiyorum.

Neden Uydu Projesi?
İnternette gezinirken CubeSat adında 10 x 10 x 10 cm boyutlarında mini uydu yapıldığını gördüm. Hatta bazı insanların evlerinde kendi uydularını yaptıklarını gördüm. Ben de kendi uydumu yapmak istediğiminde parçaların ne kadar pahalı tuttuğunu ve Türkiye’ye gönderilmediği gerçeğiyle karşılaştım. Bunun üzerinde parçaların listesi çıkardım. Bu parçalarla aynı işlevde olup daha ucuz maliyetli olanlarını araştırdım. Gerek fiyatı , gerek çalışma ortamı sıcaklıklarını değerlendirdim ve bu parçaları temin ettim. Yaklaşık 120 tl gibi bir ücrete parçaları topladım. Arduino kullanmaya veya elektronik bilgim çok az iken internette video seyrederek ve ürünlerin Data Sheetlerini okuyarak parçalarımı bugün çok popüler bir ürün olan Arduino’ya bağladım. Daha sonrasında kendi devre kartımı tasarladım ve kablolardan kurtularak parçaları 5×2 cm boyutunda bir devre kartında topladım. Kısacası parçaların çok pahalı olması ve gerekli kullanıcı manuellerinin olmamasından dolayı kendi uydu projemi geliştirdim. Kısacası “bilime meydan okudum” 🙂

Peki Uydu Projen Ne işe Yarıyor ?
Bu yıl Coğrafya dersinde Depremler konusunu işliyorduk. Geçmişte depremlerle ilgili bir proje yapmama rağmen bir şey beni bu konuya çekti. Eve gittiğimde geniş çaplı bir araştırma yaptım ve gördüm ki güneşteki patlamalardan elektromanyetik ışın spektrumu saçıldığını öğrendim. Hatta ve hatta bu ışınım esnasında yüklü plazma parçacıkları da saçılıyormuş. Peki bu ne demek oluyor? Bu plazma parçacıklar günler hatta saatler içerisinde dünyamıza ulaşabiliyor. Bu ışınım radyo dalgalarını ve gama ışınımları arasındaki bantta etki gösterir. Bu ışınımlar haberleşme uydularını etkiler , dünyamızdaki elektrik şebekelerini tahrip eder ve elektriği kesebilir. Aynı zamanda manyetik sapmalara da yol açar. Peki bu ne demek oluyor? Yörüngemizde ve yörüngemize çok yakın mesafede bulunan uyduların çoğunluğu Jeosenkron kullanır. Bu alet uyduların stabil şekilde bozulmadan hareket etmesini sağlar. Oluşabilecek manyetik saplamalarla uyduların konumları değişebilir ve çoğu uydu yakıt sistemi kullanmadığı için milyon dolarlık sistemler derin uzaya kaybolabilir veya tam tersi hiç istemiyeceğimiz bir sonuç olarak dünyamıza düşebilir.Tüm bunlar düşünüldüğünde Güneşteki patlamalar kıyamet senaryosu gibi gözüküyor. Ancak önceden alınabilecek tedbirler sayesinde bu felaketlerin önüne geçilebilir. Bu yüzden uydu projemde güneşteki patlamaları gözlemleyen ve gözlemdikten sonra şiddetini göre ortalama 6 dakika 54 saniye içerisinde çalışma odamdaki bilgisayarıma komut gönderebiliyor. Kısacası tasarladığım ve şu anda çalışmakta olan bu uydu sadece 120 tl gibi bir maliyetle milyonlarca dolarlık faciaların önüne geçebiliyor.

Harika! Peki son soru, ileride ne ile uğraşmak istiyorsun?
Aerospace Enginnering ve  Rocket Science okumak istiyorum.Daha sonrasında NASA’da çalışmak istiyorum. Nasa’nın uzay projelerinde çalışmak istiyorum. Şu anda aklımda olan projeleri hayata geçirmek istiyorum.

Sarp’a başarılar diliyoruz!
Sarp’ı Twitter’da takipedebilirsiniz: @GokdagSarp
www.sarpgokdag.org

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz