Robohand Türkiye’de!

0
4

Enabling the Future hareketi, doğuştan veya sonradan oluşan uzuv bozuklukları ve kayıpları için, 3-boyutlu yazıcılar aracılığı ile suni uzuv sağlamak için kurulmuş, kar amacı gütmeyen bir oluşum. Bu oluşumdan ilham alan  5dakika ekibi bunu Türkiye’de de yapmaya karar vermişler.

5dakika Proje Kordinatörü Zeynep Karagöz başlattıkları hareketin kar amacı gütmeyen bir hareket olduğunu, tüm Türkiye’deki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için farklı yollar aradıklarını belirtti. Zeynep Karagöz ayrıca projenin tamamen açık kaynak olduğunu, isteyen herkesin hayata geçirebileceğini ve bu konuda siz Maker’lara yardımcı olabileceğinin altını çizerek “sen de yap” diyor ve yapım hikayelerini şöyle anlatıyor:

“Bulabildiğimiz tüm el modellerini değişik malzemelerle basıp inceleyerek verimliliğini ve yapılabilirliğini gördükten sonra Enablingthefuture hareketi bizlere böyle bir projenin Türkiye’de de  gerçekleştirilebileceğini düşündürdü. Böylece yapılabilirliğini göstermek için baskı testleri sonrasında bir gönüllü ile çalışmaya karar verdik. Aradığımız gönüllü bireysel olarak ulaştığımız bir kardeşimiz oldu.

Gönüllümüz Mehmet’in sağlam elinden alınan ölçülere yapılan tasarım ve baskı denemeleriyle işe başladık. Daha sonra çok da uzun sayılamayacak bir sürede eklemelerimizi tamamlayıp Mehmet’i test sürüşüne davet ettik. İlk takıldığı andan itibaren inanılmaz hızlı bir adaptasyon süreci gözlemledik. (Not: yine de uzun vadede yapılacak hareketlerin ve kolun güçlendirilmesiyle ilgili bir fizyoterapistle görüşülmesinde fayda görüyoruz)

Sonuçlar inanılmaz güzel oldu. Kazadan 7 ay sonra robot eli kullanarak genel ihtiyaçlarını gidermekle birlikte bisiklete binmek top tutmak gibi yapamadığı fonksiyonları da yapabilir hale geldi. 3D Printer kullanarak sağ el fonksiyonunun bir kısmını kaybetmiş Mehmet kardeşimizle beraber büyük maliyetli protez eller yerine son derece ucuza mal olan kullanışlı bir alternatifin ülkemizde de sunulabileceğini gösterdik.

Dünyada bu kadar hızlı ve kolay bir şekilde yayılan robot el hareketinin Türkiye’de de kitlesel yansıma bulabileceğini düşünüyoruz. Dogru işbirliklerini kurarak özellikle çocukların ihtiyaclarını karşılayacak projeleri gerçekleştirebiliriz. 

Dünyadaki örneklerden esinlenerek kurguladığımız proje ile ülkemizin her köşesinde ihtiyaç sahiplerine ulaşabilmeyi hedefliyoruz. Böylesine bir projeyle Türkiye’de uzuv problemlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırılabileceğine, bu vatandaşlarımızın gündelik hayata kazandırılabileceğine inanıyoruz. Büyük hedeflerle yola çıktık, projenin gördüğü ilgi ile heyecanımız katlanarak devam ediyoruz.”

İşte Maker Hareketi’nin devrimsel etkisi bu. Binlerce liraya satılan ve özellikle büyüme çağında devamlı olarak yeniden satın almak gereken suni uzuvları, artık evlerimizde bile üretebilir hale geliyoruz. Üretimin demokratikleştiği, insanlığa fayda sağlayacak her şeyin evde, mahallede üretilebilecek hale geldiği bir çağın kapısı aralandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here