Oo-kuma(Büyük Ayı) ile Maslak Oo-Kuma Labs’de Sohbet Ettik!

0
4

Dünya’ya satış yapan, Türkiye’nin en büyük 3 boyutlu yazıcı filament üreticisi Oo-kuma kurucu ortaklarından Arda Kocaman’ın Oo-kuma Labs’e daveti üzerine, keyifli bir sohbet ettik.

Oo-kuma Labs: Oto sanayinin içerisinde bir garaj!

Arda (A) : Büyük Ayı’nın mağarasına hoş geldin! Şaşırtıcı değil mi?

Makers Turkiye (MT): Evet, beklemiyordum. Biraz da karışık! Nasıl bir yer burası?


A : Burası aslında fikirlerin kuluçka evresini geçirdiği bir garajdır. Bulunduğumuz alt kat, ekiptekilerin aklına gelen fikirleri hemen projelendirebildiği bir açık atölye. Üst kat balkon ise prototip haline gelen projelerin ürünleştirildiği ufak bir “bench” alanı ve ofis kısmı.
MT : açık atölye dedin fakat daha önce duymadım. Kimse de yok?

A : Şirkette çalışanlara açık 🙂 Dışarıya kısmen kapalı. Kendi fikrini getirip markamızda ürünleştirmek isteyenlere açık. Bir nevi dojo gibi, referans ve ön görüşmeler ile birisi girebilir. Dışarıdan bakıldığında kapalı.

MT : Ama kimse yok şu an!

A : Mesai saatleri içerisinde tüm arge personeli laboratuvarda ve üretim mühendisleri üretim hatlarında. Dojo gibi derken biraz da bunu kastediyoruz. Ekip üyelerinde buranın anahtarı vardır. Canları ne zaman isterse, haftasonu veya gece yarısı sabaha karşı, buraya gelip çalışabilirler. Genelde aylık toplantılarımız olur, “challange day” deriz. Bu zamanlar ilgili herkes burada olur fakat bu etkinlikler hep akşam üzeri olur.

MT : Challange day nedir anlatabilir misin?

A : Bir konu seçeriz ve bununla ilgili dar bir süre aralığında bir hedef koyarız. Mesela, filament grubu çalışmaya başladığında genel geçer bir tane FDM printer’ı 2 gün içerisinde sıfırdan topladılar. Reçine ekibi ilk çalışmaya başladığında FDM printeri SLA printer’a çevirerek 3 günlük bir challenge koştular.

MT : Bir kere mi yapılıyor? Pek sık olmuyor denebilir mi?

A : Kesinlikle sık yapılıyor! Aynı ekip, internette çok gezen desktop hattını haftasonu projesi olarak yürüttü ve dünya’nın en hızlı ve en ufak makinesini, gerçek anlamda üretti! SLA ekibi ise yürür aksamlı hızlandırılmış bir prototip oluşturdu, patente tabi bir konumuz çıktı. Metal grubunda çalışanlar dev baskıya imkan veren hızlı bir depozisyon yöntemini bir ayda gerçekleştirdi. Ve niceleri!

SLA tipine çevrilmiş FDM makine

MT : Peki bunlar hep makine ve teknoloji ile ilgili konular. Siz malzeme firması olarak çalışıyorsunuz. Ne faydası olmakta?

A : Teknolojinin ne olduğunu öğrenmenin en iyi yolu teknolojiyi tecrübe etmektir. Özellikle bu şekilde çalışmaya başladığımızda kullanıcı sorunlarının ve teknolojideki eksikliklerin neler olduğunu birinci elden yaşıyoruz. Daha sonrasında malzeme geliştirme safhasında, geliştirilecek unsurlar bu şekilde belirleniyor. Ürünlerimizi kullananlar etkileyici bir fark görmektedirler. Bunun arkasında yatan en büyük prensip bu yaklaşımımızdır. Ayrıca bazı şeylerin neden gerçekdışı olduğunu da burada test etmiş oluyoruz. Hiç kimseye forum okutmuyoruz, bizzat tecrübe ettiriyoruz.

MT : Harika! Makinelerin ve çalışmaların korunmasını nasıl sağlıyorsunuz?

A : bu konuda çok katı kurallarımız var ve işliyor. Bazı kitaplarda konu olarak işlenmiştir ve vaka çalışması olarak ele alınmıştır. Ekip ruhu ve rijit kurallar olarak özetleyebiliriz.

MT : Peki buradaki çalışanları nasıl seçiyorsunuz? Bu konuda yetişmiş insan pek yok, yetiştiriyor musunuz?

Bahsi geçen patente tabi SLA makine

A : Hayır. Yetişmiş insanları belirli formasyona sokuyoruz. Kendi fikirleri ilen gelen insanları seçiyoruz ve onlara bir şans veriyoruz. Kendilerini çalışmaları esnasında ya ispatlıyorlar ya da kendiliğinden uzaklaşıyorlar, yırtıcı bir süreç! Kalıcı olabilecek durumda ise atölyede projesini başlatıyoruz. Projesi prototip aşamasını başarı ile geçerse üst katta mezuniyet yüzüğü takıyoruz.

MT : Yüzük?

A : Bildiğiniz mezuniyet yüzüğümüz var:) Firma logosunu alkışlar ile hediye ediyoruz. Hoş hiçbirimiz gündelik hayatta takmayı tercih etmedik. Biraz büyük oldu sanırım:)

MT : Buraya kadar çok şeyden bir anda bahsettik. Biraz daha toplamak adına mesela bu yanımdaki kabin nedir? Oo-kuma atölyesi ne yapar? İnsanlar nasıl faydalanabilir?

A : Bahsi geçen yanımızdaki kabin, maslak’ın göbeğinde(!) bir atomizasyon kabinidir. Metal alaşım tozların atomizasyonunu çalışmaktayız. Metal tozu ile çalışan SLM cihazların girdisi için alaşım üretmekteyiz. Bu kabinin içi mesela, benim ve bu konuda birlikte çalışan diğer çalışanların oyun alanıdır. Duvara dayalı olan kısım açık bench’tir. Gündemdeki proje burada toplanır ve çalışılır. Başarılı ise üst kattaki balkona alınır ve ürünleştirilir. Değil ise, bütün herşey dökümante edilir, proje hemen yanındaki çöp kutusuna atılır ve diğer fikir çalışılır. Şu an kimyagerler yeni reçine kompozisyonlarının optimizasyonu için oldukça işgal etmektedirler. Diğer yanda duran masa ürünleşmiş malzemelerin testlerini sürekli olarak yaptığımız, varsa yeni müşteri deneyimlerini duplike ettiğimiz kalite kontrol ve test masasıdır. Geri kalan alanlarda ise gördüğünüz üzere bir arabayı kamyona çevirecek tüm aletler ve malzemeler bulunmaktadır.

Reçine grubunun haftalık optimizasyon çalışmaları

MT : Evet, bu şekilde bakınca dışarıdakilere pek hitap etmeyecek kadar endüstriyel ama kendi devinimini fazlasıyla ufak bir yere sıkıştırmış gibisiniz. Şirkette çalışan herkes buraya geliyor mu? Bu aletleri herkes kullanıyor mu?

A : Kullanmak zorunda! Bir fikrim var dediğinde biri, diğer ekip arkadaşlarının dahil olabilmesi için, gerçekten, şunu denedim böyle oldu demesini tercih ederiz.

MT : hmm. Biraz manalı ama anlaşılabilir. Peki bu söyledikleriniz burayı kirletmiyor mu? Darmadağan olması gereken bir yer nizami nasıl duruyor? Merak ederek soruyorum.

A : Dojo gibi işte. Çalışması bittiğinde kişiler çıkarken temizliğini yapıyor. Şirket ortağı da olabilir, üretim hattındaki mühendis de, arge laboratuvar personeli de. Herkes temizliği yapıyor, yoksa anahtar kalıcı olarak kendisinden alınıyor.

MT :Men edilme yok.

A : Hayır, ekibin bir parçası herkes. Girişi sınırlandırılıyor. Çalışmalarını kıdemli gözetiminde
yapması gerekiyor.

MT : Peki özele girdik. Burada yaptığınız ve ürünleştirmediğiniz, faaliyet konunuz dışı çalışmalar olmakta mıdır?

A : Faaliyet dışı konu olmamaktadır ama ürünleştirmediğimiz birçok proje var.

MT : Neden?

A : Çünkü sırası var. Ürünleştirmek demek, “evet çalıştı!” diye piyasaya sürmek değildir. Piyasanın olgunlaşması veya ilgili talebin oluşması gerekir. Bazı durumlarda kendi talebini yaratma eforunu göze alabiliyoruz bazı ürünler için. Takip eden süre içerisinde birçok farklı ürün piyasaya giriyor olacağız. Birçoğu patente tabi, patentlerin kabul olması zaten en azından 1.5-2 sene kadar ötelemektedir.

Mevcut Makinelerle Testler

MT : Anlaşılır sebepler. Bu atölyeyi, örneğin Istanbul MakerLab gibi, dışarıya açmayı hiç düşünmediniz mi ?

A : Maalesef. Çünkü burada bilgi üretiliyor. Üretilen bilgi, çalışma ile sıfırdan çıkarıldığı için saklı olmayı hak ediyor. Genelde, buradan hep dışarı bilgi akışı olduğu için böyle bir fikirden erken zamanda vazgeçtik. Buraya girmek için can atan, adam yollayan birçok senaryo yaşadık. Kapıları maalesef kapattık. Ekipleri ayırdık.

MT : Devamlı dojo diyorsunuz buna da öyle diyeceksiniz zannettim J

A : Aslında dojo herşeyin özeti. Bakın, ekipte kabul görmesi için tercihen herhangi bir uzak doğu sporu ile uğraşmış veya uğraşıyor olması lazım. Başka türlü mevcut çalışma anlayışına ve iş beklentilerine adapte olması pek mümkün olmamaktadır.

MT : İşte şimdi ilginç oldu! Peki, önümüzdeki zamanlarda bekleyeceğimiz önemli bir haber var mı buradan çıkacak?

A : Evet! Büyük bir sürpriz zinciri getiriyoruz. 3d printing ile çalışan herkes büyük bir “wow” çekecekler! Yakın zamanda, malzeme ile birlikte tamamen teknolojinin tümüne hitap eder yapılanmamıza geçiyoruz.

MT : Maker hareketine örnek teşkil edebilecek bir yapılandırma olarak görüyorum. Siz neden böyle bir yapılanma tercih ettiniz?

A : Aslında biz önceki firmalarımızda ve projelerimizde de garaj mantığında hareket ediyorduk. Alışkanlık olabilir. Ama, bir fikrin oluşması için garaj yapısının şart olduğuna inanıyoruz. Maker hareketi dediğimiz bunun, mühendis veya üretici olmayan kişilere, kavramın kendisini, bir organizasyon halinde anlatılmasını sağlıyor. Umuyoruz ki farklı yaklaşımları daha çok görerek bizim de bir şeyler öğrenme imkanımız olacaktır.

MT: İnsanlar size nasıl ulaşıyorlar?

A: Türkiye’de maslaktaki merkez ofisimizde her zaman açığız. Amerika’ya ofis açılışımızı yaptık, oraya da bekleriz 🙂 Ayrıca aşağıdaki linklerden sanal ortamdan bize ulaşmaları mümkün!

www.oo-kuma.com

www.oo-kuma.com.tr

[email protected]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here