İyi Uyuyorsun Ama Hala Yorgun Musun? Yalnız Değilsin

Photo by Hernan Sanchez on Unsplash

Uzun lafın kısası:

Araştırma, uyku yoksunluğunun, kronik yorgunluktaki tek sebep olmayacağını ortaya koymaktadır.

Yorgunluk ve Uyku Yoksunluğu

Çoğu zaman kendinizi yorgun hissediyorsanız daha fazla uykuya ihtiyaç duyarsınız değil mi? Aslında bu şart değil. Yapılan yeni bir araştırmada, bir insanın yorgunluğunun, alabileceği uyku miktarına bakılmaksızın başa bela bir seviyeye ulaşabileceği öne sürülmektedir. Yorgunluk, aynı zamanda günlük hayatımıza vermiş olduğu kesintilerle maddi bakımdan da bizi zarara götüren bir durum olmaktadır.

Ulusal Karayolu ve Trafik Güvenliği Birliği’ne göre (Amerika’da bir kurum), yorgunluk yol kazalarının yaklaşık olarak %7’sini oluşturuyor. Birlik ayrıca, tüm trafik kazaları sonucunda oluşan ölümlerin %2.6’sının yorgunluk kaynaklı olduğunu ve bunun neredeyse her yıl 886 ölümcül kaza, 37.000 yaralanma kazası ve 45.000 dolarlık maddi hasara yol açtığını söylüyor. Bu ölçülü bir tahmin. Aynı zamanda genele bakıldığında, her yıl 1.2 milyon kaza, 500.000 yaralanma ve 8.000 ölüm vakasının sorumlusu yorgunluktur.

Futurism

Eğer yorgunluğu ve onun yıkıcı etkilerini önlemek için tüm ihtiyacımız olan şey geceleri yatmadan önce yatakta birkaç saat daha fazla vakit geçirmek olsaydı buna basit bir çözüm bulmuş olurduk. Ancak araştırma, yorgunluğun uyku yoksunluğundan kaynaklanmadığını, altında yoksunluğun ötesinde birçok kaynak olabileceğini gösteriyor. Eğer yorgunluk, yorgun hissetmekten fazlası ise bunlar nedir? Nasıl bilebiliriz? Nörobilimci Marry Harrington, birkaç olası tahminde bulunuyor bunun hakkında.

Yorgunluğun Sebeplerinin Araştırılması

Yorgunluk, beyindeki suprakiazmatik çekirdek tarafından düzenlenen sirkadiyen saat ile ilgili bir nedene bağlanabilir. Normalde bu bölüm, günün erkek saatlerindeki uyanık bir beynin hormanlarını ve beyin aktivitelerini koordine eder. Uykunun miktarı önemli değildir ancak retinamıza vuran ışığın şiddeti önemlidir. Özellikle gece vuran ışık, kırıcı olabilir.

Yağ hücreleri tarafından salınan leptin seviyeleri ve yüksek vücut yağı da sorunun önemli bir parçası olabilir. Leptin, vücutta yeterli enerji depolandığında bunu beyne söyleyen bir hormondur. Yüksek leptin seviyesi, yorgunluğu artırır ve muhtemelen dışarı çıkıp gezmeye tozmaya üşenmemizin sebebi bazen budur. Üstelik, vücudunda aşırı yağ depolayan kişiler daha fazla iltihaplanma eğilimi gösterirler. Bu, sizin yorgun ve bitkin hissetmenize neden olan sitokinlerin vücuda salınmasına neden olur.

Yorgunluğun diğer sebeplerini de bulmaya çalışan araştırmacılar, depresyon olasılığını da değerlendiriyor. Ancak, diğer iki olasılıkta olduğu gibi depresyon yorgunluğun tek başına sebebi olamaz. Milyonlarca insanda yorgunluk söz konusu ancak hepsinin depresyonda olduğunu söyleyemeyiz. Sürekli kendini yorgun hisseden insanların da hepsi depresyonda olduğunu söylemez zaten.

yararlanılan kaynak: futurism

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz