Çevik Öğrenme: Eğitimi Dönüştürmek

Konu sadece teknoloji değil, sadece okulların dönüşümünden de bahsetmiyorum. Konu, eğitimin artık hayat boyu sürecek bir kavram haline gelmesi ve bunun hayatta kalmak için kaçınılmaz olması.

Okulun dönüşmesi zaten şart. Kurumsal dünyanın da “eğitim kültürü ve eğitim etkinliği”

açısından dönüşmesi gerekiyor. Çocukların, gençlerin ve kurumsal çalışanların artık birbiri içine geçmiş “hayat fazlarının” her birinde hayata hazır olabilmesinden bahsediyorum. Bu hayat fazları eskiden olduğu gibi pürüzsüz, net çizgilerle belirlenmiş bir eğitim, iş ve emeklilik dönemleri değil artık. Eğitim devamlı ve çevik halde olmazsa, maalesef “iş” de yok, değer de.

İş derken sadece bir kurumsal şirkette çalışmaktan bahsetmiyorum. İş 3.0 da denilen konseptin bir parçası olan “freelance ekonomisi/gig ekonomisi” de elbette önümüzdeki dönem gençlerin daha da fazla ilgi göstereceği yeni bir ekonomi. Ve hatta daha hırçın bir ekonomi. Yetkinliği gerçekten iyi olan, eğitimlerini iyi almış, deneyimlerini iyi gerçekleştirmişlerin hayatta kalacağı “survival of the fittest” ortamı diyebiliriz.

Dünya bu hızda ilerliyor:

1) Yetkinlikler daha niş ama erişilebilir hale gelmiş durumda. Internet üzerinden yeni bir yetkinlik edinmeniz ve yine internet üzerinden bu yetkinliğinizi servise dönüştürüp kendi işinizi kurmak mümkün.
2) Yapay zeka dediğimiz ve aslında çoğu kişinin tam olarak da bilmediği bir teknoloji bazı işlerin yerine geçiyor ve yeni işler doğuruyor.
3) Silolar halinde çalışan büyük kurumsal şirketler daha düşük performans göstermeye başlıyor.
4) Sınav bağımlısı, eleştirel düşünme, akışkan düşünme, ortak çalışma, yaparak öğrenme kültürüne sahip olmayan eğitim kurumları geriye düşüyor. Ülke içinde genelde bu konularda zayıf olduğumuz için, bu konuda hangi okul ileride hangisi geride bilemiyoruz ama gerek OECD raporları gerekse Pisa skorlarından ülkemizin okullarının dünyadakilere göre durumları ortada.

İşte durumlar böyle. Dünya buraya giderken, koşullar bu şekilde oluşmaya başlamışken, konuşma ve danışmanlık yapmaya gittiğim kurumsal firmalar ve eğitim kurumlarındaki çalışanların da, öğrencileri de, öğretmenleri de çok yetersiz buluyorum. Ne konuda? Genel kültür konusunda. Nedir bu genel kültür? Genel kültür eskiden olduğu gibi sadece tarih, sanat, edebiyat, coğrafya, siyaset vb konularda genel bir bilgi sahibi olmak değil. Bence artık teknoloji de genel kültürün net bir parçası. Düşünsenize, bitcoin diye bir şey çıkıyor, 500 Milyar Dolarlık bir piyasa oluşturuyor, sizin finans sektörünüzü etkileyecek çok yakında ve okulda bundan kimsenin haberi yok! Kurumlarda da çok geçici ve kişisel inisiyatiflerle insanların öğrendiği ortamlar var. Ya da SpaceX’in de dahil olduğu uzay savaşları Amerika’yı kavururken, her adım başı yeni bio teknoloji firması açılırken, biz yine sadece izleyen oluyoruz. Yine sadece orada üretilenleri tüketen olacağız.

Peki sebebi nedir?

Sebebi açık: çevik öğrenme ortamlarımızı oluşturamıyoruz. Kendi konfor alanlarımızdan çıkmak istemiyoruz. Yeniyi öğrenme ve deneyimleme becerilerimiz, öğrenim hayatlarımız boyunca köreltilmiş. Hele ki sonrasında kurumsal hayata da girince, herşey çok daha kolay, sınırlı, kurallı; ne gerek var ki yeni bir maceraya..Öğrenmezsek, denemezsek sadece takip ederiz, yeni bir şey üretemeyiz.

Yapılması gereken nedir?
Eğitim kurumlarında çevik öğrenmeye dair “hub”ların oluşturulması, hızlı ve deneyim odaklı öğrenmenin öne çıkarılması, bunu yaparken oyunlaştırma kurguları kullanılmalı, iş hayatının çocuklara sadece anlatılması değil sunulması ve deneyimletilmesi öncelikli yapılması gerekenlerden. Nesta’nın yaptığı araştırmada çok açık şekilde ilk 5’te yer alan karar verme, fikirlerin akışkanlığı, aktif öğrenme ve orjinallik gibi yetkinlikleri öne çıkarak kurguların sınıf içine sokulması, sınav stresinden dolayı sokulamıyorsa sınıf dışı faaliyetler ile desteklenmesi gerekiyor. Hem de hızla. Kurumsal şirketlerde de eğitimlerin sadece alınıp bittiği kurgularla değil, süregelen bir kültür haline getirilmesi, kendi kendine öğrenen ve öğreten bireylerin öne çıkarılması, öğrendiklerini uygulayabilecekleri yeni inovasyon platformlarının oluşturulması gerekiyor.

Biz Makers Türkiye Learn servislerimiz ile bu aktiviteleri okullarda ve kurumlarda hayata geçiriyoruz. Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz: [email protected]

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz