Bilime Göre, Yaratıcılık Kilidinizi Açmanın Sırrı

(Van Gogh/Wikipedia, CC BY-SA)

İster Vincent Van Gogh‘un resimleri olsun, ister Albert Einstein‘in zaman hakkındaki teorileri olsun; bu çalışmaların büyük bir yaratıcı aklın elinden çıktığı hakkında hemfikir olursun.

Hayal etmek bizi ileri doğru götürür. Dünyamızı genişletir, yeni buluşlar ve fikirler getirir. Peki, neden hayal etme yeteneğimizi dramatik bir şekilde farklı görme eğilimindeyiz? Ve kendimizi hiç daha yaratıcı olmak için motive ettik mi? Bilim bu konuyla ilgili bazı cevaplar buldu. 3 adet başlık altında fakat hepsi birbiriyle bağlantılı.

Yaratıcı Hayal Gücü

Yaratıcı hayal gücünü normalde büyük ve çığır açan bir şey keşfetmek veya bir opera bestelemek olarak görürüz. Evdeki sorunlara yaratıcı çözümler getirme veya el işleri yapma gibi günlük yaratıcılığımızdan farklı algılarız.

Yaratıcı hayal gücü, açık söylemek gerekirse zor bir yetenektir. Bu sebeple, yaratıcılığın eğitilmesi veya yaratıcı durumun ortaya çıkması, birçok sanatçı ve bilim insanının hedefi olmuştur.

Ama bu mümkün mü? Bazı insanların diğerlerine göre daha yaratıcı özelliklere sahip olduğunu biliyoruz. Yine de araştırmalar, yaratıcı hayal gücünün çevremiz yoluyla yükselebileceğini ya da çok fazla çalışarak edinilebileceğini öneriyor.

Örneğin, deneysel araştırmalar çocukların yaratıcı içeriklerle ilgilendiğinde veya yüksek yaratıcı hayal gücüne sahip insanları izlediklerinde, kendilerinin de giderek yaratıcı hayal gücüne sahip olduğunu gösteriyor. (Küçükken TRT1’de Ressam Bob’ı daha çok izleseydim keşke)

Yaratıcı Hayal Gücünün iki aşaması vardır.

Farklı Düşünme“, ana soruna veya konuya bağlı olarak birçok çeşitteki fikirleri beyinde yürütebilme yeteneğidir. (Bu olaya olan bakış açısını sevdim)

Ardından, ana sorun veya konuyla bağlantılı olan fikirlerinizi değerlendirmenize yardımcı olacak “yakınsak düşünme“ye ihtiyaç duyarız. Yakınsak kelimesinin anlamı ise tek bir noktaya doğru yönelmek…Bu süreç, doğru fikri seçmemize izin veren analitik düşünme tarafından desteklenmelidir.

Yani bir şaheser yazmak isterseniz, çevrenizdeki arkadaşlarla beyin fırtınası toplantıları yapabilir veya bir yazma kursuna katılmak size yardımcı olabilir. Çünkü çevre ve çok çalışmak, yaratıcılığı destekliyordu.

Ancak bunlar mutlaka doğru yaratıcılığa sahip olup ortaya en iyi ürünü çıkaracağımız anlamına gelmez. Hatalardan öğrenilir, deneyerek öğrenilir ve sonunda mükemmele ulaşılır. Bu nedenle yaratıcı hayal gücüne sahip olmak gezmek için bir müze bulmak gibi değildir. Ressam Pablo Picasso şöyle demişti: “Kuralları bir profesyonel gibi öğrenin, böylece onları bir sanatçı gibi kırabileceksiniz.”

Fantastik Hayal Gücü

Birçok kişi için, bir fikir tarafından tamamen emilmek ve onunla absörbe olmak, bir yaratıcı projeyi başarıyla tamamlamak için önemli bir anahtardır.

Bunun için bilim insanlarının “fantastik hayal gücü” dediği olguya ihtiyacımız var. Bununla birlikte fantastik hayal gücü, gün içinde hayal kurmaları artırabileceği ve gündelik yükümlülüklerimiz üzerinde engel oluşturabileceği için ilk bakışta sahip olmak için arzu edilen bir yeteneğe benzemiyor olabilir. Karanlık bir yönü bile var. Fantastik hayal gücü, gerçeklikten kaçarak travmatik olaylara olan eğimi artırıyor. Van Gogh bu yüzden mi kulağını kesebildi?

Ama faydaları da vardır. Çocuklardaki fantastik katılımlar; artan yaratıcı hayal gücü, anlatı kabiliyeti ve bakış açısı ile ilişkilidir. Yetişkinler için de bellek birleştirme, yaratıcı problem çözme ve planlama yapmaya yardımcı olur.

Bu artırmamız gereken bir yetenektir. Araştırmalar, ebeveynleri tarafından küçük yaşta rol oynama konusunda teşvik edilen çocuklarda hayatın ilerleyen dönemlerinde fantastik eğilimlerin daha fazla olduğunu gösteriyor. Ve başlamamız için hala geç değil. Amatör oyuncuların da fantastik hayal gücüne sahip olduğu biliniyor.

Epizodik Hayal Gücü

Epizodik hayal gücü“, fantastik hayal gücüne benzemekle birlikte, zihnimizin gözünde olayları görselleştirirken semantik detaylara nazaran ağırlıklı olarak gerçek bellek ayrıntılarını kullanır.

Bu bireylerin geçmişlerini daha iyi düşünmelerine, hatalarından öğrenmelerine veya geleceklerini hayal etmelerine ve geleceğe hazırlanmalarına yardımcı olur. Küçük bir araştırmada, zihinlerinde olayları görselleştiren kişilerin geleceklerini hayal ederken daha fazla duyusal ayrıntıya sahip olduklarını göstermektedir.

Üstelik, yıllarca kişisel gelişim kitaplarının bizlere dayattığı “hayal ve sonunda başaracaksın” önerileri, aslında yapmamız gereken tam tersidir. Gelecek için en iyi hazırlık, mantığa aykırı gelse de gelecekte istediğiniz olayın gerçekleşmesi için yaptığınız çalışmaları ve süreci hayal etmektir – bu olayın sonucunu hayal etmek değildir.

Bir araştırma gösterdi ki bir grup öğrenci, sınavlarının sonucunda iyi sonuçlar aldığını hayal ederken diğer grup öğrenci de istenen sonuçlara ulaşmak için yaptıklarını hayal etti ve 2.grup öğrencilerin başarısı daha yüksekti.

Hepimiz çeşitli derecelerde yaratıcı yeteneğe sahiniz. Yani, henüz bir kısmını yazıp kenara koyduğunuz romanınızı tekrar yazmaya devam edin.

Albert Einstein: “Zekanın gerçek işareti bilmek değildir, hayal etmektir.

çeviri kaynağı: https://sciencealert.com/secret-to-creativity-imagination-according-to-science?perpetual=yes&limitstart=1

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz