Beynimiz Yeterli Uyku Almadığında Kendini Yemeye Başlıyor

Iurii Stepanov/Shutterstock.com

Uyumaya olan ihtiyacımızın nedeni enerji seviyemizi her 12 saatte bir yenilemekten çok daha ötesine geçiyor. Beynimiz biz uyurken gün içerisinde biriken nöral aktivitelerin toksik yan ürünlerini temizliyor.

Yeterince tuhaftır ki, uykudan mahrum bırakılan beyinlerde aynı süreç ortaya çıkmaya başlar. Araştırmacılar, az uyumanın da beyindeki nöral ve sinaptik bağlantıyı temizlediğini buldular.

March Politeknik Üniversitesi’nden Michele Bellesi adlı bir nörobilimci liderliğindeki ekip, memeli beyninin uykusuzluğa karşı verdiği tepkileri inceledi ve iyi dinlenmiş/ uykusuz fareler arasında tuhaf bir benzerlik keşfetti.

Vücudumuzdaki diğer hücreler gibi, beynimizdeki nöronlar sinir sistemi destek dokusu olarak adlandırılan “glial” tarafından sürekli tazelenmektedir.

Mikroglial hücreler, Yunanca’da “yalayıp tutmak” anlamına gelen fagositoz işlemiyle eski ve yıpranmış hücreleri temizler.

Astrositlerin görevi, beyindeki nöron ağını yenilemek ve yeniden şekillendirmek için beyindeki gereksiz sinapsları ortadan kaldırmaktır.

Bu sürecin uyuduğumuz zamanda beynimizdeki nörolojik yıpranmayı ve günün yorgunluğunu gidermek için meydana geldiğini biliyoruz ancak şimdi aynı durum az uyuduğumuz zaman da gerçekleşiyor. Yani uyumadığımız zaman diliminde gerçekleşmeye başlıyor.

İyi bir şey gibi gözüküyor fakat bu vesileyle beyin dengesizleşmeye ve kendine zarar vermeye başlıyor.

Bunu şöyle düşünebilirsiniz: siz uyuyorken evinizdeki çöp dışarı atılıyor ve böylece eviniz temizleniyor iken bunun aksine siz uykusuzken evinize biri giriyor ve televizyonunuzu, buzdolabınızı, köpeğinizi sokağa fırlatıyor ve siz bunları görüyor, yaşıyorsunuz. Daha çok zarar verici.

Yani, sinapsların (beyinimizdeki bağlantıların) bölümlerinin uyku kaybından dolayı astrositler tarafından yendiği ortaya çıkmış oluyor bu araştırma sayesinde.

Bunu tamamen anlayabilmek için araştırmacılar dört farenin beyinlerini inceledi.

  • bir grup 6-8 saat uyudu. (iyi dinlenmiş)
  • bir başkası periyodik olarak uykudan uyandı.(kendiliğinden uyandı)
  • üçüncü grup ekstra 8 saat uykusuz tutuldu.(uyku yoksunu)
  • ve son grup 5 gün boyunca uyanık kaldı.(kronik uyku yoksunu)

Araştırmacılar, dört grubunda astrosit seviyesini karşılaştırdığında, iyi dinlenmiş fare beyinlerindeki sinapsların %5.7’sinde, kendiliğinden uyanmış fare beyinlerinin %7.3’ünde astrosit tespit ettiler.

Uyku yoksunu ve kronik uyku yoksunu farelerinde farklı bir şey fark ettiler: astrositlerin aktivitelerini ve seviyelerini sinapsların bir bölümünü gerçekten yiyerek artırdıklarını gözlemlediler.

Uyku yoksunu fare beyinlerinde, astrositler sinapsların %8.4’ünde aktifti, kronik olarak uykusuz farelerde ise sinapsların %13.5’inde astrosit aktivitesi gözlendi.

Uykusuz fareler grubunda yenen sinapsların büyük kısmı muhtemelen en yaşlı sinapslar oldu, bu iyi bir şeydi. Fakat ekip dört gruptaki mikroglial hücrelerin aktivitesini kontrol ettiğinde kronik uykusuzluğa sahip olan grubun giderek daha da hızlandığını tespit ettiler.

Bu endişe verici bir durum çünkü dizginsiz mikroglial aktivite aynı zamanda alzheimer hastalığıyla da bağlantılı.

Alzheimer ölümleri, 1999 yılından bu yana %50 oranında artmış. Uyku düzeni edinmenin ve günde minimum 6-8 saat uyumanın önemini anlamış olduk. Bazı insanlar kendine daha çok zaman ayırmak için daha az uyur ama uzun vadede beynimiz için sağlıklı olanı yapmalıyız.

çeviri kaynağı: https://www.sciencealert.com/the-brain-literally-starts-eating-itself-when-it-doesn-t-get-enough-sleep

CEVAP VER

Yorum
Lütfen adınızı giriniz